"Belki de uçurtmayı bilerek göğe salmak demek, 'büyümek' demektir. Kim bilir?"
--> Yazı bana aittir. Tamamını querenciaevreni.blogspot.com adlı sitemden okuyabilirsiniz
"Bilinmezler Ülkesi'nin çıkardığı son yasayla, yeni doğan bebekler ailelerinden alınıp, sadece Krallığın istediği bir eğitim sistemiyle yetiştiriliyorlardı.
Bu yasa ailelerin yıllarca çocuklarını görememelerine neden oluyordu. Doğum yapan anneler, bebeklerini bir kez olsun kucaklarına alamadan Krallık askerlerine teslim etmek zorundaydı.
İşte ben, o annelerden biriydim. Yirmi yıldır bebeğimin kokusuna hasret kalmış, onun ilk sözcüklerini duyamamış, ilk adımlarını görememiş, büyüdüğüne şahit olamamış, kendi yavrusunun tüm güzel anlarını kaçırmış bir anneydim ben."
--> Yazı bana aittir, tamamına querenciaevreni.blogspot.com adlı sitemden ulaşabilirsiniz.
"Bilinmezler Ülkesi'nde sanata verilen önem gitgide azalmaya başladı. Oysa halkın sesiydi sanat, yüksek sesle söylenemeyenleri insanlara duyuran bir araçtı."
(...)
"İnsanların kulağına hoş gelen bir melodiyle duygu ve düşüncelerinizi anlatmakla kalmaz, hissettirirsiniz.
Bir kalemle sadece bir hikaye ortaya çıkarmaz, okuyucunun karakterlerle birlikte yürüyeceği, ve birlikte çok şey öğrenecekleri yollar inşa edersiniz.
Bir fırçayla sadece gördüklerinizi değil, görmek istediklerinizi de çizersiniz."
--> Yazı bana aittir, tamamına querenciaevreni.blogspot.com adlı sitemden ulaşabilirsiniz.
"Oysa halkın sesiydi sanat, yüksek sesle söylenemeyenleri insanlara duyuran bir araçtı. Sanat, duyguların tercümanı olması yönüyle belki de insanlığın elindeki en büyük güçtü. Aynı zamanda sadece bir güç değil, halkı yaşatandı."
--> Yazı bana aittir, tamamına querenciaevreni.blogspot.com adlı sitemden ulaşabilirsiniz.
"Adalet, bebeklerin ağlamasını susturmak için ellerine tutuşturulan bir oyuncak haline gelmişti. Artık adalet denilen şey göstermelik bir tiyatrodan ibaretti."
--> Yazı bana aittir, tamamına querenciaevreni.blogspot.com adlı sitemden ulaşabilirsiniz.