“Şehre Mimar Sinan gibi bakıyor olsaydık, bunları yapmazdık. Şu camilerin etrafını boş tutardık mesela, civardaki ahşap yapıları muhafaza ederdik. Velhasıl sadece Sinan’ın eserleriyle bile göz zevkimizi koruyabilir, ruhumuzu dinlendirebilirdik.”
– İlber Ortaylı
“Bütün totaliter rejimler insanı ezer, bireye ‘Sen hiçbir şeysin ama senin rejimin çok büyük’ dedirtmeye çalışır. Onun için Hitler, Wagner’in majestik müziğini kullandı; Nazi sanatı korkunç kaslı heykeller, yanına yaklaştığında insanı ezen, ‘Sen hiçbir şeysin’ dedirten dev binalar yaptı. Hıristiyanlıkta da bu var. Bunun istisnası Mimar Sinan. Yaptığı cami ne kadar büyük olursa olsun, insana ‘Sen bir hiçsin’ duygusunu vermiyor. ‘Sen bu evrenin bir parçasısın, bu da senin bir parçan’ diyor.”
– Zülfü Livaneli
“Sanat ile yaratıcı sanat arasındaki farkı bilmeyen birine ne yazık ki Mimar Sinan’ı anlatabilmeniz de mümkün değildir. Camileri sadece namazgâh, evleri birer korunak, okulları dört duvardan ibaret görmek elbette ihtiyaçları karşılar ancak insanın içindeki huzuru, aşkı ve inancı yok ederek kocaman boşluklar oluşmasına yol açar. Sanat, estetik ve ruhsallıktan uzak bir biçimde dünyaya saygı duymadan inşa edilen yapılar şüphesiz ki canlılığı da yok edecektir. İnsanlar yapılar inşa edermiş gibi görünseler de aslında bir süre sonra inşa ettikleri yapıların biçimini alırlar. Ruhsuz, donuk ve soğuk beton yığınlarıyla dolu bir yere yaşam alanı diyebilir misiniz?
İçimizde başlayan çürümeyi birtakım gezegenlerin hareketleriyle bağdaştırıp normalleştirmeye çalışsak da, estetik kaygısından uzaklaşan, sanatı lüks olarak algılayan ve insanın anlam arama çabasına saygı duymayan taraflarımızla yüzleşmeliyiz.
Sahip olduğumuz değerlerin farkına varabilmek ve bize bırakılan ışığı parlatabilmek dileğiyle.”
-Tuğba