Düşünün! Yüz milyonlarca yıldır gelişiyoruz ve doğal dünyanın türleri sanki yabani otlar ve mutfak haşerelerinden daha değersizmiş gibi, Yeryüzü'nün biyoçeşitliliğini yok etmeye devam ediyoruz. Hiç mi utanmamız yok?
Bu hayvanlar yaşlanıyor ve son zamanlarda yeni bir doğum da olmadı. Türlerinin son örnekleri dünyanın çeşitli yerlerine dağılmış olduğu ve hayvanat bahçelerinde tutsak haldeyken çoğalmaları zor olduğu için kuzeyli beyaz gergedanların soyu fiilen tükenmiş durumda. Doğal yaşam süresi dikkate alınırsa, son gergedanın da 2040'ta öleceği kesin gibi görünüyor.
Kendi acil ihtiyaçlarımız için gezegeni tahrip etmeye devam mı edeceğiz yoksa gelecek kuşakların iyiliği için kitlesel yok oluşu durdurmanın bir yolunu mu bulacağız?
Nedir insan?
Masalcı, efsane yaratıcı ve yaşayan dünyanın yok edicisi. Akıl, duygu ve din laklakasıyla düşünen. Primatların evriminde Pleistosen bölümün sonlarında yaşanan şanslı tesadüf. Biyosferin aklı. Hayal gücü ve keşfetme dürüst bakımından muhteşem, ama yine de çökmekte olan bir gezegenin uşağı olmaktansa efendisi olmayı arzulayan. Hayatta kalma ve sonsuza dek gelişme kapasitesiyle doğan ve aynı zamanda biyosferi de ebedi kılma gücüne sahip olan. Fakat kibirli, pervasız, ölümcül bir şekilde kendini, kabilesini ve kısa dönemli istikbalini kayırmaya meyilli. Varsayılan yüksek düzeyli varlıklara karşı yalaka, aşağı yaşam biçimlerine karşı ise aşağılayıcı.
Evlenilecek Kadın, Margaret Atwood'un 24 yaşında yazdığı fakat ancak 4 yıl sonra 1969'da basıma layık görülen ilk romanı. Feminizmin ilk hareketlerinin oluştuğu yılda basılması sizi yanıltmasın çünkü zamanının çok ötesinde yaşayan bu şahane kadın, ideoloji ortaya çıkmadan önce kaleme almış eserini ve okudukça göreceksiniz kitapta feminizmin kokuları oldukça baskın. Baş karakter Marian'ın yazarın ta kendisi olduğunu düşünmekteyim, Margaret Atwood'un birkaç kitabını okuyan bir kişi bunu rahatlıkla anlayacaktır. Belki de yaşarken dile getiremediği, yaşının verdiği çaresizlikle haykıramadığı tüm kadınsı duygular Marian'ın günlük yaşantısı ile okuyucuya aktarılmış. Özellikle bulunduğumuz coğrafyada evlenilecek kadın teriminin yarattığı baskı ile büyüyor ve büyütülüyoruz, yanlış giden birçok şeyin başlangıç noktasının tam olarak burası olduğunu düşünüyorum, tıpkı Marian ve Peter'ın ilişkisi gibi.
Bir sabah uyandığımda bir daha asla hayvansal gıda tüketmeyecek olabilirim, yarın istifa edebilirim, hatta tam şu an saçlarımı sıfıra vurabilirim; bunların hiçbiri beni evlenilecek veya evlenilmeyecek kadın yapmayacak. Bunlar beni yalnızca özgür bir insan yapacak. Sevgili Marian ve onun nezdinde Atwood, sizi seviyorum ve hikayenize yürekten ortak oluyorum. İyi ki bu dünya üzerinde sizin ve bizim gibi kadınlar var...