Anna Karenina, aşkın insana hem yaşam hem de yıkım getirebileceğini hissettiren çok derin bir roman. Anna’nın tutkuları, yalnızlığı ve toplumla verdiği sessiz mücadele kalbe dokunuyor. Tolstoy, karakterlerin iç dünyasını öyle gerçek anlatıyor ki bazı satırlarda insan kendini onların yerine koymaktan kaçamıyor. Bitirdiğimde uzun süre etkisinden çıkamadığım, acısıyla da güzelliğiyle de unutulmaz bir eser.
Anna KareninaLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Yayınları · 202555,4bin okunma
Santiago Nasar'ı Vicario kardeşler değil bütün bir halk öldürdü, tıpkı bizim Hande Kader'i, Pınar Gültekin'i, Hatay'daki canları ve daha binlercesini öldürmemiz gibi...
Kırmızı PazartesiGabriel Garcia Marquez · Can Yayınları · 202595,2bin okunma
"İşte böyle yaparız. Önce bir ayağımızı, sonra diğerini öne atarız. Bir kez daha gözlerimizi kaldırır dünyadaki karmaşıklığa, neşeye bakarız. Düşün. Yap. Hisset. Kendi yaşadıklarımızı, dünyayı besleyen ya da kurak bırakan iyilik ve kötülük dalgalarını bırakırız. Gölgeyle kaplı haçlarımızı umutla bir sonraki gece için yanımızda sürükleriz. Yeni bir günün vaatleriyle cesur yüreklerimizi ittiririz. Kendimizin dışında bir gerçeği tutkuyla, aşkla ararız. Özlemle, tarifsiz bir istekle kurtarılmayı tüm kalbimizle bekleriz. Kader bizi beklediği sürece yaşamaya devam ederiz. Tanrı yardımcımız olsun. Tanrı bizi affetsin. Yaşamaya devam ediyoruz."
Biri bana bu kitabın ne ilgili olduğunu sorarsa, ona dünyadaki her şeyle ilgili diye cevap veririm.
Ve sen sevgili fani dostum, sen bir daha asla bu kitabı okumadan önceki sen olmayacaksın...
ShantaramGregory David Roberts · Artemis Yayınları · 20242,075 okunma
"Hey cesur yeni dünya
Hey cesur yeni dünya ki içinde böyle insanlar var."
Shakespeare'in Fırtına adlı oyunundaki bir sahneden koskoca bir başyapıt çıkacağını kimse bilemezdi.
1932 yılında tam da tarihin dönüm noktalarının yaşandığı dönemde Aldous Huxley etrafında yaşanan tüm sanayi ve bilim devrimlerini yakından takip edip kendi hayalgücü süzgecinden geçirip mükemmel bir sistemsel eleştiri ortaya koymuş. Bu öyle bir yetenek ki bulunduğu dönemin pürüzlerinden bir gelecek yaratmış. Amerikan araba kodamanı Henry Ford'un fabrikasındaki işleyişine kendi yorumlarını katarak Fordvari bir distopya oluşturulmuş. Daha doğum kontrol yöntemleri bir yana doğum kontrol hapının icat edilmediği bir dönemde böyle öjenik bir savunma çokça ses getirmiş olsa gerek. Bokanovski işlemi, Podsnap tekniği, Yeni-Pavlovgil Şartlandırma ve Hipnopedya gibi yeni yaşam düzenlerinin en ince ayrıntısına kadar düşünülmüş olması Huxley'nin korkutucu bir zekaya ve hayal gücüne sahip olduğunu gösteriyor. Alfa, Beta, Gama ve Epsilon adlı 4 farklı tür, zeka ve yaşam tarzında şişede yetiştirilen çocuklar, kızların belli bir yaşa geldiğinde Yapay Hamileliğe zorlanması, doğum olmadığı için anne kavramının ayıp kabul edilmesi, yemek yerine iş çıkışı ve her rahatlamak istediklerinde Soma adı verilen bir uyuşturucu kullanmaları, doğumla dünyaya gelmeye devam eden biz gibi insanların Vahşi Ayrı Bölgede yaşamaları ve diğer tüm detaylarıyla beni derinden sarsan bir okuma oldu.
Muhtemelen bu Cesur Yeni Dünya'yı hiç unutamayacağım. Belkide unutmama fırsat bırakmayacak kadar yakın bir gelecektedir.
Cesur Yeni DünyaAldous Huxley · İthaki Yayınları · 202173,1bin okunma
"Noel"i kalbimde hissedeceğim ve ruhunu tüm yıl yaşatacağım. Hem geçmişte hem günümüzde hem gelecekte yaşayacağım. Üç ruh bana yol gösterdi. Onların öğrettiklerini asla unutmayacağım.
Bazıları Scrooge'daki bu değişikliği gördüklerinde güldüler ama Scrooge onları umursamadı çünkü bu dünyada iyilik uğruna yapılan şeylerin başta hep alayla karşılandığını, gülüp geçenlerin gözlerinin açılmayacağını biliyordu ve kötülüklerini daha fena şekillerde göstereceklerine, gözlerinin kenarlarını kırıştıran sırıtışlarla bakmalarının daha iyi olduğunu düşünüyordu. Kendi kalbi gülüyordu ya, bu ona yetiyordu...
Bir Noel ŞarkısıCharles Dickens · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202411,2bin okunma