Bu yarasanın seni çok sevdiğine inanıyor musun?”
“Evet, seviyor.”
“Yürekten mi?”
“Bundan hiç kuşkum yok.”
“Öyleyse arkandan geleceğine de inan. Ortaya çıkmakta gecikebilir. Yine de bir gün seni kesinlikle bulacaktır.”
Çocuklar yatma vakti geldi.
Bunu derken bize baksa da artık biliyordu ki hepimiz çocukluğumuzu yitirmiştik. Hepimiz büyüktük, büyük ve hüzünlü, Noel sofrasında payımıza düşen hüznü mideye indirmiştik.