ASYA KURT

ASYA KURT
@REDBOOKSTGRAM
İnstagram:redbookstgram

ASYA KURT

, bir kitap okudu
Puan vermedi·378 syf.··
2025 100. kitabı
Reklam
Puan vermedi·96 syf.··
2025 99. kitabı
HAKAN BAHÇECİ-İÇİMDEKİ YOLCU Hakan Bahçeci, içimdeki Yolcu kitabında insanın hem kendine hem hayata yaptığı uzun ve çoğu zaman sancılı bir yolculuğu anlatıyor. Bu kitapta klasik anlamda tek bir olay örgüsünden ziyade, birbirine gevsekçe bağlı içsel hikâyeler bütünü var. Her bir hikâye, farklı bir insanın kendi iç dünyasıyla hesaplaşmasını, kayboluşlarını ve bazen de küçük bir aydınlanma anıyla yeniden doğuşunu anlatıyor. Olay örgüleri arasinda ortak nokta şu: Her karakterin içinde bir "yolcu" var. Kimi bu yolcuyu geçmişinde kaybettiği biriyle yüzleşirken buluyor, kimi bir şehirden diğerine giderken kendini tanımaya başlıyor. Kimi bir ayrılığın, bir ölümün, ya da sıradan bir günün ortasında fark ediyor kendi içindeki boşluğu. Bu hikâyelerde dış dünya genellikle bir arka plan; asıl sahne, insanın iç sesiyle yaptığı uzun yürüyüş. Örneğin, bazı hikâyelerde kahramanlar "bir cevap" ararken, aslında kendi sessizlikleriyle baş başa kalıyor. Hakan Bahçeci burada insanın kendiyle hesaplaşmasını edebi bir dille değil, sade ve içten bir anlatımla veriyor. Duygusal yoğunluğu yüksek ama abartıya kaçmayan bir dil var. Yazar, okuyucuyu hüzünle değil, farkındalıkla baş başa bırakıyor. Kitap boyunca hissedilen temel tema "arayış". Her karakterin aradığı şey farklı görünse de (aşk, huzur, anlam, bağışlama, yön), sonunda hepsi ayni yere çıkıyor: "İçine dön." Bu anlamda kitap, bir nevi modern bir "içsel yolculuk manifestosu" gibi. içimdeki Yolcu; çok aksiyonlu, tempolu bir roman değil. Daha çok, sakin ama derin bir düșünsel yolculuk. Bazı bölümler okuru kendi geçmișine götürürken, bazıları "ben de böyle hissetmiştim" dedirtiyor. Bahçeci'nin dili sade, süssüz ama duygusal olarak etkileyici. Okur, her hikayede bir parça kendinden bir sey bulabiliyor bazen bir cümlede, bazen bir karakterin
İçimdeki YolcuHakan Bahçeci · Çıra Yayınları · 20245 okunma
Puan vermedi·172 syf.··
2025 98. kitabı
OĞUZHAN ŞEVİK-ÇARŞAFLI PEÇELİ ELİFNUR VE GASSAL HOCA GÜLALi Merhabalar bugün size çok farklı bir ask romani ile geldim. Ne yalan söyleyeyim biraz ön yargı ile başladığım bir kitap aslında hiç öyle değilmiş hadi hemen size yorumlayım:) inanç temelli aşk romandır. Romanin merkezinde iki karakter bulunur: • Gülali, ilahiyat fakültesi mezunu bir gassal, • Elifnur, çarşaf ve tesettürü bir ibadet bilinciyle taşıyan, inançlı genç bir kadındır. Bu iki karakterin yolları, sıradan bir otobüs yolculuğu sırasında kesişir. Ancak bu kesişme, "tesadüf" değil, kaderin ince bir dokunuşudur. Gülali'nin merhameti ve Elifnur'un tevekkülü, onları ruhen birbirine yakınlaştırır. Hikâyenin ilerleyen bölümlerinde yaşanan hastane sahneleri, dua ve tevekkül temalarıyla birlikte iman, sabir, tevazu ve aşkın metafizik boyutunu işler. Romanın dili sade ama duygusal; özellikle ölüm, aşk ve inanç üçgeninde derinlemesine bir anlatım tercih edilmiş. Gülali"nin gassal olarak yaptığı hizmet, insana ve ölüme olan saygının, "fani dünyada kalıcı iyilik " anlayışının sembolü hâline getirilmiş. Elifnurun çarşafı da sadece bir kıyafet değil, bir duruşun, bir teslimiyetin ifadesi. Yazarın bakış açısı objektif olmaktan ziyade inanç merkezli, ama bunu anlat içinde dengeyle sunuyor. Ne didaktik ne de duygusal sömürüye açık. Özellikle Elifnur'un iç dünyası ve Gülalinin vicdani olgunluğu, romanı yüzeysel bir aşk hikâyesinden çkarıp manevi bir yolculuğa dönüştürüyor. Güçlü yönleri: Ruhani derinlik, temiz bir dil, ahlaki vurgular, samimi duygular. • Zayıf yönleri: Bazi bölümler didaktik bir ders anlatımına kayıyor, anlatımda tekrarlar mevcut. • Genel olarak: Eser, modern toplumda unutulmaya yüz tutan manevi aşkın, teslimiyetin ve kader bilincinin altıni çizen naif bir roman. yüzeyde bir aşk hikâyesi gibi görünse de
Çarşaflı Peçeli Elifnur ve Gassal Hoca GülaliOğuzhan Şevik · Kitap Yurdu Doğrudan Yayıncılık · 20257 okunma
Puan vermedi·222 syf.··
2025 97. kitabı
BURCU ANT-OYASI DALGAKIRAN "Oyası Dalgakıran", hem ismiyle hem șiir diliyle zarafetin içinde direnen bir kadın sesini duyuruyor. Şair, "oya" gibi sabırla işlenen, ince ama dayanıklı bir duygular zinciri kuruyor. Bu "oya" dalgaların yani yaşamın sert vuruşlarına karșı bir dalgakıran gibi dik durmaya çalışıyor. Kitap boyunca incelikle örülmüş bir duyarlılık var kırmadan, dökmeden, ama içini acıtan her seyi söze dönüştürmekten de kaçınmayan bir kalem. Şiirlerde sıkça karşımıza çıkan imgeler - deniz, kuş, kalem, yaprak, yara, kadın eli, sessizlik - hem şairin içsel yolculuğunu hem de kadın olmanın varoluşsal yükünü anlatıyor. Burcu Ant'ın dili sade ama derin; süslü söyleyişlerden kaçınlyor. Bunun yerine doğrudan duygunun merkezine iniyor. Şiirlerinde ne tamamen bir umut ne de tamamen bir karanlık var, ikisi birden yürüyen bir denge. Kitabın satır aralarında hissedilen en güçlü tema "kırmadan direnmek."' Yani acıya, kayba, yanlış anlaşılmalara rağmen hâlâ incelikli kalabilme... Şair bunu özellikle doğa metaforlarıyla anlatıyor: Bir tırtılın gül yaprağında salıncak kurması gibi, șiir de kendine narin ama sağlam bir alan açıyor. Bu da Burcu Ant'ın kalemini özgün kılıyor öfkesiz bir güç, sakin bir başkaldırı. "Oyası Dalgakıran"da dikkat çeken seylerden biri de yumuşak ama vurucu bir dil. Her șiir bir dizeyle durup düşündürüyor. Örneğin, kimi bölümlerde șair sessizliğin bile bir ifade biçimi olduğunu kanıtlıyor; bazı dizelerde ise duygular neredeyse dokunulabilir hale geliyor. Yani kitabın bütününde sözün ötesine geçen bir atmosfer var. "Oyasi Dalgakiran", içe dönük bir kadının hem kendisiyle hem dünyayla konuşmasınin şiir hali. Ne çok gürültülü ne de sessiz; tam kararında bir iç ses. Burcu Ant, okura yalnızca duygularını değil, duygularla nasıl zarifçe baş edileceğini de
Oyası DalgakıranBurcu Ant · Alaska Yayınları · 06 okunma