Serdar Uslu’nun kalemiyle tanışıklığım Termik Trafalgar ve Baldır Bacak İşleri kitaplarıyla başlamıştı. O zamandan beri yazı diline, özellikle de günlük Anadolu Türkçesini bu kadar ustaca ve içten kullanmasına hayranım. Hilkat Garibeleri ise bu çizginin devamı gibi ama bir yandan da kendi içinde yepyeni bir deneyim.
Absürt edebiyat türünü seven biri olarak, Uslu’nun olaylara yaklaşımı, karakter inşası ve kara mizahı gerçekten bana hitap etti. Her cümlede hem bir şaşkınlık hem de tanıdıklık hissi yaşadım. Gerçeküstü detayların bile “bizden” bir yanı var. Belki de bu yüzden, okurken hem güldüm hem de zaman zaman kafamda sert bir tokat hissiyle durup düşündüm.
Serdar Uslu’nun dili, akademik ya da edebi kaygıdan uzak ama kesinlikle etkileyici. Sanki köy kahvesinde biri gelip başlıyor anlatmaya; ama bir bakmışsınız öyle bir metafor atıyor ki insanın içi cız ediyor. Anadolu kültürünün, insanının, dertlerinin absürt ama hakiki bir yansıması var bu kitapta.
Sonuç olarak, hem edebiyatla haşır neşir olanlara hem de farklı bir şeyler okumak isteyenlere gönül rahatlığıyla tavsiye ederim. Hilkat Garibeleri, absürtlüğüyle gerçekliğe ayna tutan, yer yer acıtan ama kesinlikle keyifli bir okuma deneyimi.