Hani bir yazar şey der ya "Kadınlar merak ettikleri için erkeklerse yoruldukları için evlenir." Diye, bugün onu yaşamış olabilirim. Bir beyefendi benimle evlenmek istediğini söyledi nedeniyse ailesinin akrabalarından biriyle evlenmesini sürekli söylediğinden yorulmuş olmasıydı ve bana koştuğu şartlarda şunlar;
- Dinen haram olduğu için dışarıya süslenemezsin içeride eşine karşı süslenebilirsin.
- Çocuk yapıp evinde oturucaksın
- Kapanıcaksın, pantolon giyemezsin saçın açık olamaz çünkü benim vicdanım rahat etmez dedi.
Ha bir de beyefendi aşk evliliğine inanmıyormuş mantık evliliği istiyorum.
Çok tuhaf değil mi benim ona söylediğim ise mantık evliliğini doğru bulmadığımdı.
Hatta bir şairimiz şöyle söylüyor;
"Aşksız bir evlilik, inançsız ibadete benzer."
21. yüzyıldayken hala bu tür şeylerin olması bana gerçekten çok tuhaf geliyor. Hani bir kadın isterse çalışabilir, isterse evinde kalıp eşine hatta ve hatta eşinin ailesine bakabilir ya da dilerse çocuk yapmayabilir, tabii ki bu ikisinin ortak kararı ama bir kadının yaratılmasının tek amacı bir erkeğin 'gördüm, beğendim, aldım, çocuğumuz oldu, şimdi evde oturup çocuğa bakıyor ve bana yemek pişiriyor.' diyebilmesi değildir. Bir kadının görevi bunlar değildir. Zira bunlar bana ters düşen şeyler ve biliyorum ki daha pek çok kadına da ters düşen şeyler. Söylemek istediğim tek şey; hayatta sizi sadece bir kişi sevmez, hayatta karşınıza sadece bir kişi çıkmaz, hayatta uğruna her şeyi yapabileceğiniz insan sizin için doğru insan olmayabilir, çat kapı çıka gelen kişi sizin için doğru kişi olmayabilir, görücü usulü evlilikler her zaman güzel sonla bitmeyebilir ki bence %80'i güzel sonla bitmiyor, ve kadın bir adamın dizinin dibinde oturmak zorunda değil. Bir kadın isterse her şeyi yapabilir bir adamdan ziyade, çünkü bir adam