Bazen düşünüyorum da dünyaya gelmek bir afetken, sonra da bu memlekette, üstelik kadın olarak doğanın dayanılmaz azabına nasıl tahammül ettiğime hayret ediyorum.
Düşünmüyorlar ki ben yakışıklı, parlak erkek değil, yalnız beni anlayacak, hassas, ince bir kalp sahibi bir erkek istiyorum; bilmiyorlar ki benim aradığım, istediğim servet ve güzellik değil, yalnız, yalnız ruhtur.
Şu insanlar ne tuhaflar; başkalarının saadetlerini görerek kendilerini bundan mahrum buldukları için mi acaba, bu kınama ve ayıplamaları haset ve hırçınlıklarından mıdır?
Bütün bu kalabalık içinde çölde garip ve avare kalmış, yolunu şaşırmış bir seyyah gibiyim. O kadar yalnızım, o kadar kendimi herkesten ayrı, herkesten başka buluyorum ki...