İnsanlık bugüne kadar iki cehaletten haberdar edildi: ilk haberdar olduğumuz kâfirlerin neye cehalet dedikleridir. Kâfirler yan çizme becerisine bilgi diyor. Kaçış yönünü modern zamanlarda 18. yüzyıl Avrupa’nın belirlediği kaçış kendisinden kaçılan şeyin cehalet olduğunu beyan etti. kurtuluş’u kaçmakta bulan zevat arkasında bir karanlık çağı biraktigini söylüyordu. Onların peşinden karanlığın kovaladığı efsanesini yine onları aydınlığın Kucaklaışı beklentisi hitame erdiriyordu. Efsaneye batı medeniyeti adı kondu.
Mesuliyet siz namussuzlar çağlar boyunca ciddiyet gösterişi yaparak bizi aldatmak istemiştir. Bunlar şehir muhasara altındayken aralarında ettikleri münakaşayı meleklerin cinsiyetine hasretler taifesi, fikir namusuna uzak düşenler zümresidir. Sözü meleklerin cinsiyetine değil de Kacalı kadınlara veya başını Örten kızlara getirenler ise bir şeye işaret eder. Neye ?
İşaret edilen şey cehaletin mahiyetidir.
Fikren namuslu kişiden başka sağlam bakış sahibi yoktur. Fikir namusunun gerçekliğine bir ölçü getirilebilinir mi? Evet, getirilebilinir. Bir mesuliyet yüklenmedi isek fikren namuslu olmamızın da imkanı yoktur.
Paradoksu hissetmeden yaşamamız mümkün değil. Geçip giden ömür boyunca paradokslara müracaat yoluyla ele geçirmek istediğimiz bir şeyler mi var ? Evet, var. Elimize ne geçtiğini fark etmemiz için ortaya paradoksların ne sebeple çıktığına akıl erdirmemiz lazım. İnsanın sadece talim terbiyeye müsait ve muhtaç bir mahluk olduğunu değil, aynı zamanda insanın talim ve terbiyeye ihbar edilmediği şartlarda azıp Sapacağını anlamamız için paradokslarla bir yerlere gidiyor, Gittiğimiz her yere mutlaka götürüyoruz paradoksları. Paradokslar bize hududu aşanların başına gelecekleri hikaye ediyor.