RK

İnsanın sözden başka yaşayacağı bir yeri yok dünyada, bilirim. İnsan, kabul etmekle dönüştürmek arasında bir gergin iptir, bilirim. İnsan konuşmasaydı -yazmak da içinde- yapacağı tek şey, topluca delirmek olurdu, bilirim.
Reklam
Hayat, insanın bütün yaşadıklarını şaşkınlığa çeviriyor, hayranlığa çeviriyor, unutma masalına çeviriyor, anlamanın azabına çeviriyor. Bazı duygular söze gelmiyor. Söylemekle anlaşılmıyor. Kalbimizdeki boğuntu biraz daha ağırlaşıyor. Bizi, gerçeğimize biraz daha gömüyor.
Hangi vefa duygusuyla tutunacağız dünyaya? Hangi güzelliğin özrüyle varacağız mezara? Biz nasıl seveceğiz? Sevgimizi nasıl söyleyeceğiz? Bunu kim öğretecek bize? Ellerimiz bir su gibi akacak mı bir daha? İnsan bütün hayatını, sonunda yalnız kalmak için yaşıyor sanırım.
Aptallığın görkemli ülkesine vardınız sonunda. Gücünüzü zeka sanıyorsunuz, şiddetinizi ahlak, cehaletinizi büyüklük. Ruhun çöküntüsü deselerdi, hiç düşünmeden, hüzün yitimi, derdim. Şarkı söylemiyorsunuz artık. Sesiniz titremiyor. Sevmenin ne hayali ne hatırası kaldı. Dünyayı bir cezaya çevirdiniz. Ne serçeler uyandırıyor sizi ne puhu kuşları örtüyor üstünüzü.
Üzüntünüzü yitirdiniz. Gözyaşınız yok. Alın çizgileriniz kapandı. Sessizliğin güzelliğini, o ince saygısını büyüdüğünüz evlerde unuttunuz. Merhamet duygunuzu, en zayıf insanın eşiklerine gömüp gittiniz. Acı yok artık sizin için. Yüksek sesten bir dünya içinde bir yeni zaman yalnızlığısınız ki bunu görecek kirpiğiniz kaşınız da kalmadı. Küçük kafalı bir büyüklüğün şiddet sarmalı içinden konuşuyorsunuz, konuşuyorsunuz.
Reklam