'Allah, kullarına (tümüne birden) rızkı bol bol verseydi, yeryüzünde mutlaka azgınlık ederlerdi. Fakat O, rızkı dilediği ölçüde indirir. Şüphesiz O, kullarından hakkıyla haberdardır ve onları hakkıyla görendir." (Şura, 42/27)
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Bedenin rızkı besinler; aklın rızkı ilim, irfan
ve hikmet; kalbin rızkı sevgi, şefkat, merhamet; ruhun rızkı ise iman, takva, taat ve teslimiyettir. Bedeni rızıklar gökten inen yağmur ve güneş ışınlarına muhtaç olduğu gibi rızkın en üst derecesi olan ruhani rızıkların kaynağı olan vahiy de göklerden gelen ilahi bir ihsandır.
İdare ettiği insanların önünü açmak, bunun için onların gereken donanıma sahip olmasını sağlamaya yönelik desteği vermek,emri altındakilerin müşküllerini çözmek, herkesin derdini anlatabileceği,
anlattığında çözüm bulabileceği biri olmak bu ismin tecellisine mazhar olmuş olmanın alametlerindendir. Bu yüzden kendisine dert anlatılan, çözüm umulan kişi olmaktan da asla yakınılmamalıdır
Ne yapmalıyız ki Fettah'ın lütfuna mazhar olalım?
İmam Kuşeyri'nin ifadesiyle bunun yolu öncelikle kendi gibi sıkışmışlara ferahlık vermektir. Kur'an-ı Kerim'de bunun en güzel örneklerinden biri korku içinde Mısır'dan kaçan Hz. Musa'nın
Medyen Suyu'nun başında gidecek bir yeri olmadan otururken hayvanlarını sulamakta zorlanan kızlara (onların Şuayip Aleyhisselam’ın kızları olduğunu bilmeksizin) yardımcı olması ve çaresizlik
içinde "Rabbim, şu anda bana yapacağın her yardıma muhtacım.”diye yalvarması sonucu Allah Teala'nın Hz. Musa'ya hem sığınak,hem iş, hem de iyi bir aile lütfetmesidir. (Kasas, 22/28) Bu olayda Allah Teala Hz. Musa'ya yardımını ona bir yardım fırsatı göndererek yapmıştır.