Rabihe

Rabihe
@Rabihe
Min gelek ba û bager dît lê ez neşikestim
İnsanın, hızlı değişikliklere uyum gösterebilse de, bu değişiklikleri gerçekten özümseyebilmesi için, yeni olaylarla geçmiş arasında bir ilişki kurabilmesi, yaşamının denetimini elinde tutabilmesi ve nereden gelip nereye gittiğinin durum değerlendirmesini yapabilmesi gerekmektedir
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Bir insanın gerçek kimliği, yaşadığı olayların ne olduğuna değil, o olayların kişi tarafından nasıl yaşandığına göre belirlenir. Kendisini geleneksel değerlerle yönetmeye alışagelmiş insanlar birden bundan yoksun bırakılıp kendi varoluş sorumluluğu ile yüzleşmek zorunda kalırsa «kimlik bunalımı» denilen olgunun yaşanması da kaçınılmaz olur. Hızlı toplumsal değişimin oynak koşullan insanı çabuk karar alma zorunda bırakır.
"Allah'ım! Senin bol bol ihsan ettiği- · ni azaltacak, azalttığını artıracak, saptırdığını hidayete erdirecek, doğru yola yönelttiğini saptıracak, vermediğini verecek, ihsan ettiğine engel olacak, rahmetinden uzak kıldığını yakınlaştıracak, rahmetine yaklaştırdığını da bu nimetten mahrum bırakacak hiçbir kimse yoktur. Allah'ım! Bize rahmetinden, lütfundan, bereketinden ve geniş rızık hazinelerinden bol bol ihsan eyle!”
Basıt ismi Allah'ın yaratıklarının ihtiyaçlarını giderip onları ferahlandırma konusunda bize rehberlik ederken Kabıd ismi de ehil olmayan ve hak etmeyen kimselere mal, ilim, hikmet ve mevkileri dağıtarak onlara zarar vermeme konusunda dikkatimizi çekmektedir. Zira hak etmeyene verilen her türlü ikram onun sapmasına yol açacağı için ona bir kötülük olduğu gibi bu durumdan etkilenecek nice insanlara da dolaylı olarak kötülük etmek demektir. İşte bu nedenle de bazen vermemek bir iyiliktir.
Sayfa 103
Tasavvufta kabz kişinin manevi tutukluk halinde bulunmasını ifade eden bir terimdir. Kişi bazen tutuk ve tedirgin olur, aklına hiçbir şey gelmez, zihni boştur; bazen de neşeli ve kendinden emindir, zihni açık, gönlü geniştir, hiçbir şey onu sıkmaz. Her iki durum da Allah'tandır. Her insanın kabz ve bast halleri de kendisine göredir ve çoğu zaman sebebi de bilinmez. Sufilere göre bunların gelişi kesb ile olmadığı gibi gidişi de cehd ile değildir. Bu nedenle sufiler kabz halinden çıkmak için kişinin kendini zorlaması yerine bunu bir imtihan olarak görüp bu hal geçene kadar sabır göstermek gerektiğini söylerler. Zoraki hareketlerle bunu geçirmeye çalışmak hem tasavvuf yolunun edebine aykırıdır hem de kabz halini daha da artırır. Üstelik bu hal, içimize dönüp yaşadıklarımızı anlamlandırmak, istiğfara yönelmek ve yaratılmıştan biraz uzaklaşıp yaratıcı ile yakınlığı artırmak için kendiliğinden gelen bulunmaz bir fırsattır. Birden bire gelen bast halinde de sükuneti ve edebi muhafaza etmek, taşkınlıklardan özenle kaçınmak gerekir.