"Efsaneye göre bir öpücük,iki aşığın ruhunu birleştirir. Çünkü tanrılar,ruhlarını insanların nefesine gizlemiştir. Bu yüzdendir ki birbirini hissederek öpen iki insanın ruhu sonsuza dek ayrılmaz."
"Bizde böyle," dedim çenemi yukarı dikerek. "İşine geliyorsa. Beğenmediysen,gözün yiyorsa başka doktora gidersin." Ya da götün. Sen bilirsin artık,hurma gözlüm.
Göz bebekleri yüzümün her miliminde hızla gezindi. "Sen yeter ki iste," dedi müptelası olduğum sesiyle. Yaklaşıp yanağıma narin bir öpücük bıraktı. Dudakları hala yanağımın üzerindeyken, "Her ne dilersen boynum kıldan ince," diye tamamladı cümlesini.
Buradaydı. Arkamı dönmeme bile gerek yoktu varlığını hissetmem için. Gözlerim görmese dahi ruhum,ruhunu tanıyordu. Delilikti bu kimine göre. Benim için ise derin bir aşktı. Hem aşk da delilik değil miydi biraz?