Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Hiç kimse şair,ressam veya müzisyen olarak doğmaz,tıpkı muhasebeci olarak doğmadığı gibi. Giderek bir insanın kral,padişah veya imparator olarak doğmadığını söylemek de mümkün. Bir şeyler olunur veya olunmaz. İnsanların o şeyleri olma noktasında yüzyüze geldikleri durumlar ve bu durumlara takındıkları tavır belirleyicidir.
Gidilecek yolda belki yol bitmez,ama yönü doğrultamazsak nereye doğru gidileceğini de bilemeyiz. Daha açıkçası her tarafa gidilebileceğini düşünebiliriz. İnsan için önüne çıkan bütün yollar "yürünebilir" yollar ise o insan artık kaybolmuştur. Kaybolmak nereye gideceğini bilememek,yani her yere gidebilmektir.
Yaşamak savaşmaya,savaşmak yaşamaya değer mi? Bu soru bir kez soruldu mu,artık cevaplandırılmış demektir. Çünkü "Ne için?" sorusu,onun bir şey için olması zorunluluğunu anlatır. Savaşı sorgulamayanlar onun neye değdiğini bilmeye de uzak kalacaklardır.
Hiçbir insan bir diğerini eli,ayağı,beyni vardır diye "var" kabul etmez. Bir insanı diğeri için var kılan,karşısındakinin kendisiyle kurduğu anlam bağıdır.