Birdenbire hızlı bir yürüyüşten gelen ipek hışırtısıyla başını çevirdi. O zaman salonun karanlık bir köşesinde Sermet'in süslü, tantanalı, yalnız sevilen kadınlara mahsus bir aşk halesiyle gülümseyerek doğduğunu ve kendine geldiğini gördü.
-Siz bütün hayat elemini, reddedilmiş bir aşktan, kıskançlıktan ibaret mi görüyorsunuz? Bunlar o kadar tedavisi kolay şeylerdir ki... Bence asıl hayat azabı böyle şeyler değildir. Bunların ötesinde öyle yaralarımız vardır ki...