Hastalık süreci sıklıkla ciddi bir zarar vermeden tamamlandığında çocuğun "zor çocuk" haline geldiği görülür çünkü İyileştikten sonra bile şımartılmayı sürdürmek için savaşacaktır.
Ana babanın sinirliliği, ev içi kavgalar, eğitimle ilgili anlaşmazlıklar kolaylıkla sosyal duygunun gelişimini engelleyebilir. Mümkünse fazlasıyla buyurgan bir biçimde çocuğun yetişkinlerin yanından uzaklaştırılmasından kaçınılmalıdır. Övgü ya da yergi çocuğun kişiliğine değil eğitimdeki başarı ya da başarısızlığa yöneltilmelidir.
Çocuklara küçük ya da yetersiz bilgi ve beceriye sahip oldukları anımsatılmamalıdır. Cesareti öğrenmeleri için yolları açılmalıdır. Bir şeye ilgi gösterdiklerinde onlara özgür bir alan tanıyın ve ellerinden her şeyi almayın; her zaman onlara zorluğun yalnızca başlangıçta olduğunu söyleyin; tehlikeler konusunda aşırı kaygı göstermeyin ama gerekli önlemleri alın ve yeterli koruma sağlayın.
Çocukların konuşma ve soru sormak için tam bir özgürlüğe sahip olması önemlidir. Çocuklara gülmek, onlarla alay etmek ya da başka çocukları onlara iyi davranış örneği olarak göstermek temas duygusunu zedeler ve çekingenlik, utangaçlık ya da başka bir güçlü aşağılık duygusu yaratabilir.