Başlıkta bahsi geçen üvey evlatlar Hakan Günday'ın yarattığı karakterleri yansıtıyor desek abartmış olmayız.
Bu okuduğum üçüncü Hakan Günday romanı ve artık toplumun dışladığı aykırı karakterlere alıştığımı söyleyebilirim.
Farkındalık yaşamak için çoğunlukla rahatsız olmak lazım. Sizi tedirgin etmeyen şey dikkatinizi çekmez. Ve amaç sizin dikkatinizi bir yöne çekmekse bunu Hakan Günday çok güzel yapıyor. Herkes gibi olmaya gösterilen tepkinin ete kemiğe bürünmüş hali olan karakterlerin önce huzursuz edip sonra hayranlık uyandırdığını söylemem lazım.
Akıcı bir dil, sürükleyici bir üslup ve bol bol aforizma.
Müesses nizamı, toplumsal ahlakı, dini inanışları, aileyi, ikili ilişkileri ve hatta evrensel hukuku sorgulayan, düşündükçe rahatsız eden ve en sonunda "adam aslında haklı abi" dedirten bu yazarı tanıdığım için çok mutluyum.
Bu romandaki karaktere gelirsek; delilik ve dahilik arasında gelip giden sıra dışı bir kahraman olduğunu söyleyebilirim.
İyiliği hep konuşuruz da kötülüğü sorgulamaya hazır mısınız?