"Bu kadar büyük tapınakta kim bilir ne kadar çok insan yaşıyordu. Hepsi de iki Tann'nın hizmetinde. Halkın sözde Tanrılarının doyurmak için taşıdıklarını, bunlar yan gelip yiyorlarmış. Tanrı adına insanlan sömürmek. Tarih boyunca ya Tanrılar adına ya da yöneticiler adına insanlar sömürülmüş, durmuş"
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"Bir de insanlar yaptıkları fena işlerini Tanrılara, onların yerine rahiplere anlatarak Tanrılardan affedilmelerini isterlermiş. Bu rahipler kırmızı elbise giyerlermiş."
Biliyor musun, bu 1 000 Tanrı, yalnız Hititlerin Tanrısı değilmiş. Bunlardan bir kısmı kendilerinden önce bu topraklarda yaşayan, adlarını onlardan aldıkları Hattilerin, bir kısmı da Hititler zamanında Anadolu'nun diğer yerlerinde yaşayan halkların Tanrı larıymış. Hititler, o halkları sınırları içine alınca, kendilerine başkaldırmasınlar diye, onların Tanrılarına da tapmışlar.
Gerçekten bulunan tabletlere göre, Hititler, hiç durmadan bayram yapıyorlarmış. Bir yılda kutlanan 18 bayram biliniyor. Bunlardan bazılarının adları şöyle: Orak bayramı, harman bayramı, bağbozumu bayramı, uzak yerdeki insanların bayramı, yaşlı adamların bayramı, yıkanma bayramı, dağa götürme bayramı, yapı yapma bayramı, yakarma bayramı, Tanrı anaları bayramı, ejder öldürme bayramı gibi.
İlk kazılarda bayram törenlerine ait o kadar çok tablet çıkmıştı ki, onlara ödül vermekten vazgeçilmişti. Bu yüzden işçiler bir tablet buldular mı "dinsel tören" demesin diye, dil uzmanının gözünün içine bakıyorlarmış.