Her gerçeklik, yani gerçekleşen her mevcudiyet iki yarıdan, sudaki oksijen ve hidrojeninki kadar gerekli ve özsel bir bireşim halindeki nesne ve özneden oluşur. Nesnel yarının bütünüyle özdeş ama öznel yarının farklı olduğu –ya da tam tersi– durumlarda, gerçeklik ya da mevcudiyet artık aynı değildir. Öznel yarının ruhsuz, kötü olduğu durumlarda en güzel ve en iyi nesnel yarı sadece kötü bir gerçeklik ve mevcudiyet sunabilir; tıpkı kötü havada güzel bir yöre gibi ya da engebeli bir yüzey üzerine yerleştirilen kötü bir camera obscura’daki78 gibi. Nesnel yarı kaderin elindedir ve değişkendir; öznel yarı kendimizdir ve bu da esasen değişmezdir. Buradan anlaşılıyor ki çoğu zaman sadece kader ve sahip olduklarımız hesaba katılsa da mutluluğumuz aslında kim olduğumuza, bizim bireyselliğimize bağlıdır. Kader düzelebilir ve yetingenlik ondan çok şey talep etmez; fakat ahmak her zaman ahmaktır ve ruhsuz bir hödük sonsuza dek ruhsuz bir hödük olarak kalır, isterse cennette çevresini huriler sarsın. “En büyük mutluluk, kişiliktir.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
İnsanın sahip oldukları arasında öncelikle dostlar yer alır. Fakat bu kendine özgü bir sahiplik durumudur, öyle ki sahip olan kişinin aynı ölçüde diğerinin sahipliğinde bulunması gerekir.
İnsanın neye sahip olduğunun ya da ne hayal ettiğinin ne olduğundan çok daha az önem taşıması, eudaimonolojinin temel doğrusu olarak kalır. “En büyük mutluluk, kişiliktir.”71 İnsan her konuda esas olarak yalnızca kendisinden zevk alır: Benlik pek uygun değilse bütün zevkler safra tadı yayılmış bir ağızdaki lezzetli şaraplar gibidir. –
En büyük ve en sık rastlanan aptallıklardan biri, hangi türden olursa olsun, hayat için geniş kapsamlı düzenlemeler yapmaktır. Böyle şeyler için insanın baştan sona bütün hayatı hesaba katılır, ne var ki pek az insan o noktaya ulaşır. – Ayrıca insan o kadar uzun yaşasa bile hayat yine de planlar için kısadır zira gerçekleştirilmeleri, sanılandan çok daha fazla zaman alır.
Yalnızca bilinç durumu kalıcıdır ve sürekli olarak etkilidir. Geri kalan her şey yalnızca geçici etkiye sahiptir. Fakat zihnin irade üzerindeki hâkimiyeti –ki irade hep çok acı çeker ama gerçek sevince neden olduğu nadirdir– servetin satın aldığı tüm o insanı oyalayan şeylerden çok daha fazlasını elde eden, can sıkıntısını savan ve insanları kendi içinde zenginleştiren zihnin muazzam canlılığı ve kapasitesi, ayrıca akla uygun, memnun bir ruh hali; bütün bunlar çok önemli şeylerdir. – Varoluşumuzun mutluluğu bakımından bilinç durumu kesinlikle en önemli şeydir. Zira dolaysız olan yalnızca bilinçtir, diğer her şey dolaylıdır, tamamıyla öyledir. Hayatımız bitkilerinki gibi bilinçsiz değil bilinçli bir hayat olduğundan, yani esas ve daimi koşul olarak bir bilince sahip olduğundan, bu bilinç durumunun ve kusursuzluk derecesinin, uygun ya da uygun olmayan bir hayat için en gerekli şey olduğu açıktır.