Erdemden söz ettiğimizde bir insanın kendi rolünü oynadığını kastederiz; ahlak bozukluğundan söz ettiğimizde o kişinin işbirliğine engel olduğunu kastederiz. Dahası,ister çocuklar, nevrotikler, suçlular ya da intihar edenler söz konusu olsun bir başarısızlığı oluşturan her şeyin sosyal duyguyu engellediği için öyle olduğunu belirtebilirim.
Şu soruyu sorduğumuzda bu gerçek daha belirgin olmasa da daha etkileyici hale gelir: genel refaha hiçbir şey katmamış olan insanlara ne oldu? Yanıt: tamamen yok oldular. Onlardan geriye hiçbir şey kalmaz; söndürülmüş beden ve ruhturlar. Toprak onları yutmuştur. Kozmik gerçeklerle uyum sağlayamadıkları için yok olan hayvan türlerinin olduğu gibi onların da başına bu gelmiştir. Elbette burada gizli bir ferman vardır. Sanki sorgulayan Kozmos emri vermiştir: "sana elveda! Yaşamın anlamını anlamadın. Geleceğe uzanamazsın!"
Tanrı düşüncesinin gerçekten de mükemmelliğe yönelik hareketi bir hedef olarak içerdiği ve somut bir hedef olarak insanların mükemmelliğe ulaşma şeklindeki belirsiz arzusuna en iyi biçimde karşılık verdiği tartışma götürmez.