Tamamlanmış insanın tek bir hücreden geliştiğini herkes bilir ama bu tek hücrede insanın gelişimi için gerekli olan bileşenler bulunduğu da net olarak anlaşılmalıdır.
Insan ruhu yalnızca akış halindeki bir şeyi bir biçime indirgemeye, onu bir hareket olarak değil donmuş bir hareket - biçim haline gelmiş bir hareket- olarak değerlendirmeye alışkındır.
Son olarak benim adım hakkında yazmak istiyorum sana. Zaman zaman metinlerde Tanrıça olarak İştar adının geçtiğini bilisun. Aslında bu bir Sümer Tanrıçası. Onlarda adı İnanna. Bu, aşk, sevgi, bereket ve savaş Tanrıçası. Sumerlilcrde çok sevilmiş, hakkında birçok öykü yazılmış. O öykülerden bütün din kitaplarında, halk masallarında izler varmış. Sumerlilerden sonra Mezopotamya'da devletler kuran Akatlar onu Tanrıça olarak kendilerine almışlar ve adını değiştirerek İştar yapmışlar. Oradan Hititlere geçmiş.Fakat, onlar da daha çok savaşçı olarak algılanıyor. Daha sonra İsrailliler almış ve bu kez adı Astarte olmuş. Bu Sümer Tanrıçası, Yunanlılarda Afrodit, Romalılarda Venüs olarak varlığını sürdürmüş
hep. Aslında bu Tanrıça, Venüs yıldızını simgeliyor.
Hititlerde meyhanecilerin kadın mı, erkek mi olduğu yazılmamış. Halbuki Sumerlilerde meyhaneciler yalnız kadın oluyormuş, meyhanecilik de anadan kızına miras olarak geçiyormuş. Buna neden olan şey belki de kadınlara gösterilen saygı dolayısıyla meyhanede erkekler kavga yapamıyordu.