Demorkrat Parti'nin meclis seçimlerini kazanması ve neticesinde Cumhuriyet Halk Partisi iktidarının ve dolayısıyla tek partili siyasi dönemin sona erdiği 1950 seçimleriyle başlayıp 27 Mayıs 1960 darbesiyle sona eren devir anlatılıyor eserde...
Kitapta, siyasi ve ekonomik gelişmeler, işçi hareketleri, köyden kente göçün başlaması, CHP ve DP arasındaki sert çekişme, soğuk savaşın başlamasıyla birlikte Türkiye'nin dış politikası, NATO'ya giriş süreci, Kore Savaşı'na asker gönderilmesi gibi döneme damga vuran olay ve durumlara yer verilmiştir.
Demokrat Parti kendisini Amerika'daki Demokrat Parti'ye benzeterek, Menderes'in deyimiyle Cumhuriyet Halk Partisi'nin iki parmak solunda konumlandırmıştır. Fakat 1950'de iktidara gelmesi akabinde ekonomide ve dinde liberalleşmeye yönelik adımlar atmış, CHP tarafından kabul edilen katı laiklik anlayışını ılımlı hale getirmiştir.
Demokrat Parti iktidar süresi boyunca gerek Sovyet tehlikesi ve talepleri nedeniyle güvenlik amaçlı, gerekse de ekonomik ve askeri nitelikli hibe ve kredilerin alınması için ABD ile ilişkileri sıcak tutmaya çaba göstermiştir. Bu bağlamda, Kore Savaşı'na ilk asker gönderen Birleşmiş Milletler üyesi devlet olması, ülkemizde ABD ve NATO üslerinin konumlanmasına onay verilmesi, anti-komunizmin en geçerli akım olması gibi gelişmeler bu anlayışın göstergeleri arasındadır. Bayar'ın 'Bu kış komunizm gelebilir' şeklindeki ifadesi meşhurdur.
ABD ile yakınlaşan ilişkiler neticesinde komunizme ve ülke içindeki uzantılarına karşı sert tedbirler alınmıştır. İktidarının başlangıç yıllarında dini alanda özgürlükler getiren, ezanın Arapça okunmasınının yolunu açan, ilkokul ve ortaokul'da din derslerini zorunlu hale getiren, ilahiyat fakültesi açan Demokrat Parti, ilerleyen yıllarda oy oranlarının azalmasıyla birlikte dini