Mükemmel anne baba yoktur, ama bence iyi anne baba vardır. Çocuklarının fiziksel ihtiyaçlarını (Evi, odası, eşyaları, kitapları vs) karşılamak da önemli olsa da duygusal ihtiyaçları karşılamadan iyi bir ebeveyn olmak mümkün değil, diye düşünüyorum. Yine yapılan araştırmalara göre, çocuklar, ergenliğe kadar olan zamanında ailelerinden maddi ihtiyaçlar yerine, duygusal ihtiyaçları talep ediyorlar. Ergenlikte ise bu farklı bir seyre ulaşsa da asıl istek "Anlaşılma ve fark edilme isteği" bu da bir duygusal açlıktır. Yani çocuğunuz sizin sadece ilginize ve şefkatinize muhtaç.
Hiçbirimiz içine doğduğumuz toplumu ve aileyi seçemiyoruz. Hayatımızın ilk yıllarında hayati önem taşıyan ihtiyaçlarımızı gideren ebeveynlerimize içgüdüsel bir şekilde bağlı oluyoruz ve bu ilk çocukluk çağında ebeveynlerimiz gözümüzde Tanrı-insan modelinde oluyorlar. İlk yıllarımızda beynimize ve bilinçaltımıza kodlanan bu "Kutsal imge" ilerleyen dönemlerde ailemizle olan bedensel ve duygusal bağımlılığımız büyük oranda azalmış olsa bile bizi güdülemeye devam ediyor. Bilinçaltından gelen bu kodlama sayesinde, ebeveynlerimizden nefret ettiğimizi iddia ettiğimiz anlarda bile onları yargılamaktan içten içe suçluluk duyuyoruz. Ve bu yüzden insanlar çoğu kez kendi ebeveynlerinin yarattığı yıkıcı etkiyi görmezden geliyor ve problemi kendi içinde, kendi hayatında aramaya başlıyor. Bu kitap, bunun yanlış olduğunu ve içinizde bir yerlerde kendi öz somut ve soyut hayatınızda problem olmadığı halde bir boşluk hissediyorsanız bu durumu ilk yıllarınızda mesafeli, reddeden, bencil ve olgunlaşmamış bir ebeveynle hoş olmayan deneyimlerden dolayı yaşadığınızı söylüyor.