"Işte, ömrünüz boyunca hep dayandığınızı sandığınız demir parmaklıkların aslında hiç var olmadığını keşfetmek, o zamana kadarki tüm inancınızın sarsıldığı andır."
""Bir insana sığınmak, bir insana tam bir güvenle sığınmak, uzun sürmüş bir gemi yolculuğunda çokça sallandıktan sonra nihayet karaya ayak basmak, her biri yabancı sayısız sokak arasında kaybolmuşken çoktan yitirilmiş umudu, teselliyi ansızın bir annenin kocaman kollarında bulmak, boşlukta gözü kapalı sağlam bir göğse yaslanmak, beklenmedik bir el tarafından, düşecekken kaldırılmak, ağlayacakken avutulmak, çalkalanacakken durulmak, inanmak, emniyet, sadakat, herhalde ancak bir başkasının avucundan su içmektir.""