Resulallah (s.a.v.) şöyle buyuruyor:
“Mümin tanedici (halkın gıybetini yapıcı), lânet edici, fahiş konuşucu ve hakaret edici ve geveze dilli değildir.”
Hasan el- Basrî (r.h.) şöyle demiştir:
“Konuşması çok olanın yalanı çoğalır. Malı çok olanın günahı çoğalır. Ahlâkı kötü olanın nefsi azap görür veya nefsine azap çektirir.
Resulallah (s.a.v.) şöyle buyurdu:
“Mümin bir kimsenin dili, kalbinin arkasındadır. Konuşmak istediği zaman kalbiyle o şeyi düşünür, sonra diliyle onu geçiştirir, münafığın dili kalbînin önündedir. Bir şeyi kastettiğinde diliyle söyler, kalbiyle düşünmez.”
Kendisine ayetlerimizden bir kısmını gösterelim diye kulunu (Muhammed’i) bir gece Mescid-i Haram’dan çevresini bereketlendirdiğimiz Mescid-i Aksa’ya götüren Allah’ın şanı yücedir. Hiç şüphesiz o, hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir.
İsrâ Sûresi (1. Ayet)