Bilimkurgu ve fantastik kitap film dizi hastası. FRP bağımlısı. Potterhead /*. Felsefe ve Mitoloji meraklısı. Marvel-DC. Anime sever. Tsundoku
C’est la vie!
Ars longa, vita brevis
Aklımızda çözümlemek, heyecanların içeri doğru boşaltımında, dışarıya bir tahliyenin mümkün olmadığı ya da içinde bulunan anda böyle bir boşalmanın istenmeyecek bir halde olması durumlarında inanılmaz derecede yardımcı oluyor.
Krankheit ist wohl der letze Grund
Des ganzen Schöpferdrangs gewesen;
Erschaffend konnte ich genesen,
Erschaffend wurde ich gesund.
(Tanrının şunu dediği hayal edilir)
Hastalık şüphesiz ki
Tüm yaratılış dürtüsünün asıl gayesiydi
Yaratarak iyileşebildim
Yaratarak sağlığa kavuştum
Güçlü bir egoizm, hasta düşmeye karşı bir koruyucudur ama son çare olarak, hasta olmamak için sevmeye başlamalıyız ve eğer, hayal kırıklığı sonucu, sevemiyorsak hasta olmaya mahkûmuz.
Bu noktada, merakımız tabi ki de egodaki libidonun frenlenmesinin neden zevksiz deneyim haline geldiği sorusunu soracak. Kendimi, zevksizliğin her zaman daha yüksek bir gerilimin ifadesi olduğunu ve bu yüzden diğer yerlerde de olduğu gibi burada da materyal olaylardaki niteliğin, fiziksel nitelikteki zevksizliğe dönüştüğü cevabıyla yetindireceğim. Yine de, zevksizliğin üretiminde karar veren materyal olayın büyüklüğü değil, o büyüklüğün özel bir fonksiyonu olabilir.
Birey gerçekten de ikiyüzlü bir varoluş yaşıyor: Biri kendi amaçlarına hizmet etmek için ve diğeriyse zincirdeki bir halka olarak ki buna kendi isteği dışında hizmet ediyor. Bireyin kendisi, cinselliği kendi amaçlarina yönelik olarak nitelendirir ancak diğer bir yönden bakıldığında genlerine köledir ve onların emrinde enerjilerini karşılığında zevk alabilmek için teslim eder. O, ölümsüz bir maddenin (muhtemelen) ölümlü aracıdır. Aynı devredilemez bir mülkün mirasçısı gibi kendinden çok sonralarda da hayatta kalacak bir mülkün geçici sahibidir. Cinsel içgüdülerin ego-güdülerden ayrımı, bireyin ikiyüzlü fonksiyonunu yansıtır.