Şu aralar marjinal okumalara kaydım.Fikirlerim bir hayli değişti.Sadece Türkiyeden değil insanlığın geleceğinden endişeliyim.
Egoyu at, gerisi gelir.
Nietzsche
My profile on Letterboxd boxd.it/42kYh
SONUÇTA
Sonuçta şiiri seçiyorum ve yalnızlığımı
Kendimle başbaşa kalmak için
Bir masa lambası bir masa
İyi yazan bir kalem bir defter
Başkaca da bir şey yok istediğim
Sonuçta yalnızlığımı seçiyorum
Savruk aranışlarını kalbimin
Aşk ola da bilir olmaya da
Sonuçta kendim kalmayı seçiyorum
Gurbetin yani şu dünyanın yollarında
Yalnızlığın sılası yoktur
Ve bir yurdu yoktur şiirin
İnsan sadece ve ancak kendisidir
Sonuçta kendimi seçiyorum
Gurbeti daha da çoğaltmak için
Sonuçta bir boğuntuyu seçiyorum
Sözcüklerin doyumsuz uğultusunda
Ölüm gele de bilir gelmeye de
Ama hazırım o sonsuz arınmaya
En dorukta ya da en dipte
Okunmuş, yazılmış nice şiirlerden
Yaşanmış aşklardan sonra
İşte bunlardır seçtiklerim:
Bir kır yolu, söğüt dalından bir düdük
Sayfa 16 - Epsilon Yayınları, 3. Baskı: Mayıs 2006·Kitabı okudu
Kuran tüm insanlığa hitap eder, eğer anlaşılmaz olsaydı, anlayacak olan birkaç mezhep imamına hitap etmesi gerekmez miydi? Elbette Kuran anlaşılırdır. Uydurulmuş din ise zorluklarla ve paradokslarla doludur.
Oysa Kuran’ın geliş sebeplerinden biri Allah ile insanlar arasına konan putları, ilahları, rahipleri, ruhbanları, kutsallaştırılmış insan sınıflarını atmaktır.
Şunu belirteyim ki; ‘Kuran’ı anlamıyorum’ demek başkadır, ‘Anlayamam’ demek başkadır. Hele hele kendisi anlamadığı için başkalarını da anlamamaya çağırmak çok daha başkadır. Birincisi cehalet, ikincisi delalet, üçüncüsü ise ihanettir.”
Bunlar “Yüz sene uğraşsak da Kuran’ı anlayamayız” diyecek kadar sahte tevazu yaparlar fakat sonra Kuran’ın yerini alacak, anlaşılır rehber kitaplar yazarlar!