Şu aralar marjinal okumalara kaydım.Fikirlerim bir hayli değişti.Sadece Türkiyeden değil insanlığın geleceğinden endişeliyim.
Egoyu at, gerisi gelir.
Nietzsche
My profile on Letterboxd boxd.it/42kYh
Mescidi Haram’a yönelmeyi emreden ayetin vahyedilmesiyle Müslümanlar Kabe’ye yönelerek namaz kılmaya başlamışlardır. Daha önceden yöneldikleri yöne (Kudüs) dönmeyi ifade eden bir Kuran ayeti ise yoktur. Bu da bizce, Müslümanların “namaz kılın” emrini aldıklarında namazın ne olduğuyla ilgili bir anlayışa sahip olduklarını gösteren, bu emirle beraber ehli kitabın uygulamalarında da gördükleri şekilde namaza başladıklarını gösteren delillerden birisidir. (Aşağıda bu husus daha detaylı işlenecektir.) Bu anlayışa namaz kılınırken nereye dönüleceği de dahildi, bu yüzden Kuran vahyi gelmeden önce Kudüs’e dönmüşlerdi. Fakat Kuran’ın vahyiyle bu husus değiştirilip Kabe’ye dönülmüştür.
2-Bakara Suresi 115. ayette; nereye dönersek dönelim Allah’ın orada olduğu söylenerek, Kabe’ye dönmeye yanlış manalar yüklenilmesi, Mescidi Haram ve çevresinin putlaştırılması önlenir.
Yani abdestin çukur yerlere yapılanlardan sonra alınması gerekmektedir. Bunun dışında tarif edilen hiçbir şeyle, kanın akmasıyla da deve etinin yenmesiyle de abdest bozulmaz.
Suyun gerekli olduğu bir halin iki ayette de “kadınlara dokunma” olduğu söylenir. Arapçada da Türkçedeki gibi deyimler vardır. Türkçede “kadınlarla beraber olma” ifadesi “cinsel ilişkiye girme” anlamında kullanılır. “Kadınlara dokunma” ifadesi Arapçada “cinsel ilişki” anlamına gelen bir deyimdir ve Kuran boyunca bu deyimin kullanımına bakılırsa bu anlaşılacaktır. Yani boy abdestinin cinsel beraberlikten sonra alınması gerekir.