Furkan Kayhan

Furkan Kayhan
@Rapgod13
Şu aralar marjinal okumalara kaydım.Fikirlerim bir hayli değişti.Sadece Türkiyeden değil insanlığın geleceğinden endişeliyim. Egoyu at, gerisi gelir. Nietzsche My profile on Letterboxd boxd.it/42kYh
"Kimse kimseyi küçümseyecek kadar büyük değildir bilmelisin; küçümsediğin her şey için gün gelir önemsediğin bir bedel ödersin." Tolstoy
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Boş başak dik durur, dolu başak boyun eğer. Hayatta her şeyi ben yaptım, her şeyin merkezi benim yanılgısına düşenler aslında kendi sınırlarına hapsoluyor. Bilgi ve olgunluk arttıkça insan küçülür, dünya büyür. Küçük dağları yaratma iddiasından vazgeçip, vadinin tadını çıkarmak dileğiyle...
Peygamber sadece Kitabı bırakmıştır (Kur'an)
Peygamberimiz’in en geniş topluluğa konuştuğu anın Veda Hutbesi olduğunu ve burada yüz binden fazla kişinin bulunduğunu hadisçiler kabul eder. Yüz binden fazla kişinin şahit olduğu iddia edilen bu hutbenin ayrı ayrı metinlerde, nasıl farklı olduğunu görmemiz, mana ile hadis naklinin ve hadis uydurmacılığının, en sağlam hadis olması beklenen veda hutbesinde bile nasıl tahrifat yaptığını gösterir.
Sayfa 67 - İstanbul Yayınevi·Kitabı okudu
Ahmed Emin, hadis uydurmacılığının boyutlarını gösteren şu zekice tespiti yapar: “İlginçtir ki eğer hadisleri açıklayıcı bir şekilde ele alacak olsak piramit biçiminde olduklarını görürüz. Piramitin tepesi Allah’ın elçisinin dönemi olup aşağıya indikçe piramitin eni artmaktadır. Piramitin temeline vardığımızda Peygamber döneminden ne kadar geniş olduğunu fark ederiz. Hâlbuki makul olan tersidir. Çünkü Peygamber’in yanında olanlar hadisleri (Peygamber’in söylediklerini) en çok bilenlerdi. Sonra onların ölümüyle hadisleri bilenlerin sayısı azalacak ve bu şekilde üstteki piramit ters şekilde gelişecekti. Ama bizler Emevi dönemindeki hadislerin, bu dönemdekilerden daha kabarık olduğunu görüyoruz.” (Ahmed Emin, Duhaul İslam)
Sayfa 59 - İstanbul Yayınevi·Kitabı okudu
kadim etiyopya dili olan ge'ez dilinde "mashafa henok" olarak geçer, (bu arada o dilden çevrilmiştir, vikipediden baktım) milattan önce 3. yüzyılda yazıldığı sanılan bu kitabı, etiyopya ortodoks "tevhid" (burası çokomelli) kilisesi kanonik kabul etmiştir. aşağıdaki rivayete bakın isim tanıdık gelecek mi? mushaf tâbiri hakkında süyutî bize şunu naklediyor: muzafferi tarihinde hikâye etmiştir ki; ebubekir kur'an'ı cem'ettiği zaman: ''buna bir isim verin'' dedi.bazıları: "incil ismini verin" dediler. bunu iyi görmediler. bir takımı: "sifr deyin!" dediler. bunu da beğenmediler. ibni mesud: "habeşistan'da bir kitap gördüm, ''mushaf diyorlardı" dedi ve bu ismi verdiler.(ekşi sözlükten bir yazardan alıntılı ilginç bi anekdot)