Omer münakasanin neye dair oldugunu anlamak istedi, kulagina gelen "idrak, tefekkür, kistas, sistem, suur" gibi yüksek tabakadan kelimelere, "Kalibimi basarim, fikir çigirtkanları, politika tellalı, mefkûre bezirgâni" gibi münevver argosu numunelerinin karistigini fark etti.
"Ya Rabbi... Bu adamlar ne kadar kendilerini tekrarliyorlar.” diye mırıldandı
Emine teyzenin kizi Semiha ile zaten arasi pek iyi degildi. Daha dogrusu Semiha, Macide'nin kendini pek begendigini zannediyor ve ona karsi küçük mevkide kalmamak için kendini agir almak icap ettigini sanarak lüzumsuz bir sogukluk yaratiyordu.
MUHTEŞEM!
Yıllar önce Amok Koşucusu’yla tanıştım Stefan Zweig’le. Kitabı okurken yazarına hayran kalmış ve süper bir yazar tanıdığım için çok heyecanlanmıştım. O gün bugündür, çok sayıda kitabını okudum.. Bu en en en iyilerinden…O kadar güzel hissettirmiş o kadar güzel yazmış ki kendimi yazarın yarattığı bu dünyada buldum. ( çeviriyi diğer kitaplarındaki çevirilere kıyasla yetersiz buldum, yazarın muhteşem evrensel kalemi açığı kapatmış olsa da )