Serdar Akkuş

Serdar Akkuş
@Raskolnikov21_
İp boynumda , sandalyenin ayağı kırık. instagram : serdaarakkus
Finans Müdürü & Koordinatör
Mersin Üniversitesi
Mersin
9 okur puanı
Şubat 2024 tarihinde katıldı
İnsanları tanıyınca anlıyorsun Nûh'un gemiyi neden hayvanlarla doldurduğunu.
Duygu/Düşünce
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
İçimde Yağmur duasına şemsiye ile çıkmış bir ihtiyar var Tanrı acımış bana Gözlerim ıslanmasın diye .
Duygu/Düşünce
Aforizmanın Otobiyografisi.
Cahiliğim bir asır sürdü. İlk savaşımı doğduğum gün kan kaybı ile kanından hayat bulduğuma karşı vermişim. Şehre göçle başlayan göçebe bir dil ile ilk cümlelerimi hep yanlış kurmuşum. Akşam saat sekizin uyku vakti olduğunu ekmek sepetinde parasızlıktan alınacak ekmeğin olmadığını görünce anlamışım. Gecenin yarısı yer yatağının en sıcağından kârlı bir sokakta ki rüzgarın yüzümü yakması ile kendime ilk sözümü vermişim. Tüm içsel sancılar ve farkındalıklar daha 13 yaşında Fyodor Dostoyevskinin suç ve cezasında bulaştırmıştım yaşama sevincime. Hayatın hep bana bir yere kadar şanslı olduğumu sahip olacağım en kıymetli şeylerin bile bir süreliğine bana eşlik edeceğini ikinci el ilk bisiklitemin üç gün sonra çalındığı gün anlamıştım. Kimseye benzememek için hiç kimse olunca hayatın tiyatrosunda en arka koltuk boş olmasına rağmen ayakta izledim tüm kaybedişlerimi. Bir sınav , bir uçak bileti o zamanlar kur 1,88 hayallerimden daha ucuz olduğu zamanlar, köyde kuzuyu kurda yem etmeyeceğim inançı Paris'te sıcak şarap, Prag'ta kafkanın evi ve birçok televizyonda görmüş olduğum şehirlerde aldığım nefes bir geçmiş. İlk hatam ya da ilk günahım tabiri caiz ise cahilliğim,kendimden vazgeçmiş olarak başlamasına karar verdiğim sonrasında bitmesine rağmen vebalı olarak anıldığım üzerime yapışmış bu kötürümü tedavi edemedim. Yaşamımın tüm şanssızlığına olan inancıma taparken siyah beyaz bir gece de bir bakışın en sevdiğim renk olarak üzerime sıçraması ile mutlak bir güvenin göz kapaklarımda ki yaraları öperek dokunarak iyileştirdiği korkak bencil vicdanı rahat kendinden şikayetçi sağ omuzumdan sol omuza geçmiş bir hayal kırıklığı ile yaşadım uzun süre... Yeni bir şehir , yeni bir ev , kendine verilmiş sözler. Yeni bir hayat belki de hepsi bayat hayallere olan inançımla yastığa
Duygu/Düşünce
G/itmek Gerek
Yüzümde çok geç kalmışlığın buruşuk izleri. Ne yana dönsem eksik bir türküye sarılan insanlar görüyorum. Nereye gitsem dilleri ve gözleri bir birine benzeyen kadınlar ve adamlar. Peki bunlar neden korkmuyorlar? Neden ölmüyorlar? Ve dönüyoruz başkasının kara parçalarında Dönüyoruz başkasının sularında. Kim çekip çıkaracak bizi bu şizofrenik kuyudan. Kim dokunacak yüzümüzde ki tanrı kadar eski çizgilere. Ekşi,küflenmiş bir ekmek gibi kokuyor bu şehrin koltuk altları. Köpeği vurulmuş bir çoban sessizliğine gömülmüş gibi oluyor bu saatlerde şehir. Sonra herkes kadeh kaldırıyor kaybettiklerine. -Şerefe -neye içiyoruz? -gidenlere.! -kim gitti? -kimse kim -doğru ya.Herkesin bir gideni var.Di'mi? -birde gönderdikleri.. -...Şimdi küfretmeden tanrıya ve kara parçalarına koşmak gerek.Terlemiş bir attan beter kokan bir ülkeden bahar kokan bir ülkeye pamuk toplamaya gitmek gerek. Söz vermek ve sözünde durmak gerek.Gerektiğinde değil doğru zamanda doğru yerde olmak/ölmek gerek.
Şiir