“ Çanakkale’nin ‘geçilmezliği’ diye sadece 18 Mart Deniz zaferi ile değil sonraki kara muharebeleri ile tescil edilmiştir ve kara muharebelerinin tartışılmaz yıldızı Mustafa Kemal Bey’dir.Buna rağmen bir kesim ısrarla; ”Çanakkale’de Mustafa Kemal Bey’in adı yoktu ,deniz savaşında yoktu,başında yoktu sonunda vardı’ diyor.Herhalde fundamentalist duygularla Türkiye’nin laik önderi hafızalardan silmek isteniyor diye de düşünülebilir. Oysa onun kişiliğinde hiç unutulmayacak husus askerliktir. “
“ Çanakkale bir milletin hafızasında ve hatta ruhunda yer alan abide hadiselerden biridir ve aslında dünya tarihin akışını değiştirmiştir. Ortaya yeni bir Rusya ve yeni bir Türkiye çıkmıştır. Doğuda ve batıda böylesi büyük Abideye nadir rastlanır. Çanakkaleyi kaybetseydik İngiltere; Malta‘yı,Kıbrıs’ı,Mısır’ı nasıl aldıysa buraya da yerleşir ve suretle kendi imparatorluk sistemine benzetir ve emerdi.Akabinde tepeden belki Rusya’da gelirdi ve bir daha oraları alamazdık. Konstantinopolis’i seyahat kitaplarından seyretmek durumunda kalırdık.”
“Balkan Savaşları tarihimizin en acı sayfalarındandır. Orada imparatorluk hazin ve hatta utanç verici bir ricat yaşamış ve esasında bir vatan yitirilmiştir. Atatürk o sırada Trablusgarp cephesindedir ve memleketini kaybetmiştir. Derne’den İstanbul’a gelince gözleri yaşla dolu olduğu halde Selanikli bazı arkadaşlarına; ‘Selanik’i o güzel yurdumuzu düşmana nasıl teslim ettiğinizde buraya geldiniz’ diye sitem etmiştir.
Türkiye fikrinin oluşmasında “Bir ülke ki cami nde Türkçe ezan okunur,köylü anlar manasını namazda ki duanın.” dizilerindeki gibi keskin ifadeler kullanan ibadetlerin anlaşılarak yapılması gerektiğini savunan Ziya Gökalp’in etkisi de yadsınamaz bir gerçektir.