Rıdvan

"Bir yanlışlık var. Sen bu denli güzel, Ben bu denli sevdalı, Olmayacaktık."
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
“Oluş varlığın bütünlüğü değildir, çatlak olandır, yarıklardır, erozyondur, parçalanmadır, kopmadır, iç kemiren eksikliktir.” | Antonin Artaud
Son kuşlarımdı bunlar, dedim telef olmasın Geçti artık göğsümde kuş barınmaz anladım Esti rüzgâr bozuk bozuk, örselendi yüreğim Eksik gedik nem varsa ezberden tamamladım metin altıok
Küçük bir deneme
Güneş tam ortalamisti zamanı günün sıcaklığı kendini bırakmış yaşlı adamın bedeninde kendini hissettirmeye başlamıştı terler akıyordu alnından uzunca geçen bir yorgunluğun üzerine sıcak onu bunaltmisti geçen günler onun için artık anlamsızdı hayat amacını kaybetmiş evinde bekleyen eşi artık yolculuğunun evresini tamamlamıştı ölü bir ruh bedeni hareket ettirmeye calisiyordu sigarasindan bir dal aldı uzunca içine doğru çekti dumanı havada kaybolup gidiyordu biraz ara verip bir köşeye gölgelik ağacın altına geçti. Ağaç hararetini almıştı cebinden işlemeli mendilini çıkarıp alnındaki terleri sildi uzunca bir mendile baktı Haticesinden kalan tek parça o mendildi bir yadigar bir özlemdi onun için... Yel yüzüne bir serinlik getirmişti Urfa'nın sıcağında çok esmezdi bu rüzgar. Ayağa kalktı etrafına bakındı daha çok toplanacak pamuk vardı uçsuz bucaksız giden bir beyazlık suregeliyordu patika yoldan kızının sesi geliyordu: "Baba , baba gel yemek hazır." Melike, ona her zaman Haticesini hatırlatırdi kahverengi gözleri, küçük burnu ve hayat dolu o gülümsemesi... Koşarak geliyordu saçlarını rüzgara vermis gulen gözlerle koşuyordu babasının yanına vardığında nefes nefese kalmıştı beyaz teninde sıcağın vurmuş olduğu kırmızılıklar onu daha bir güzelleştirmisti. Baba kızının saçlarında dolaşırtirdi ellerini aldı bohçasıni sırtına koyuldular yola gitmeden arkasına dönüp baktı daha çok işin olduğunu geçirdi içinden kızın elinden tuttu ve patikanin yolunu aldılar giderek uzaklaştılar.
Yaşımdan yorgun, yaşımdan telaşlıyım bugünlerde! Kaç yaşındayım sahi saymadım, bilmiyorum! Belki kırklarımdayım belki otuzlarımda! Belki de doksan sene yuvarlandım bu dünyanın sırtında! Hiç bilmiyorum! Erdem Beyazıt