Rıdvan

“asıl mutluluk bu olsa gerek," dedi, “ulaşmağa can attığımızın biraz öncesi...”
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
“Sular yükselince balıklar karıncaları yer; su çekilince de karıncalar balıkları. Kimin kimi yiyeceğine ‘suyun akışı’ karar verir…” Platon
“Daha uzağa gitmek istiyordu —yalnız, bu daha uzak önceden var değildir, onu inşa etmesi gerekiyordu.”
İlkyaz
Ah, kimselerin vakti yok Durup ince şeyleri anlamaya Kalın fırçalarını kullanarak geçiyorlar Evler çocuklar mezarlar çizerek dünyaya Yitenler olduğu görülüyor bir türküyü açtılar mı Bakıp kapatıyorlar Geceye giriyor türküler ve ince şeyler "Memelerinde biraz irin, biraz balık ve biraz gözyaşı Bir dev oluyorsun deniz deniz deniz sisin dere ağızlarından sokulup akşamları Fındıklarımızı basıyor Neyleriz kararan tomurcukları Çocuklarımıza yalvarıyoruz: Aç durun biraz Tecimenlere yalvarıyoruz: Bir "Hotel" bir gizli evlenme az çiziniz Bir banka az çiziniz bir yalvarma Bizden size ve sizden dışardakilere Karılarımızı yolluyoruz tırnaklarını kesmeye ve demeye -Evet efendim- Çocuklarımızı yolluyoruz dilenmeye Bizler gidiyoruz yatağımız tanrıya emanet Yazların motorlu çingeneleri Ah, kimselerin vakti yok Durup ince şeyleri anlamaya Baba evleri, ilk kez girilen ırmağa dönüş
“Ah, gezebilsem dağların doruğunda Senin sevgili ışığında, Mağaralarda ruhlarla süzülüp, Çayırlarda alacakaranlığınla örülüp, Ve sıyrılıp tüm bilgi dumanından, Şebnemlerinde yıkanarak kavuşsam sağlığıma!” — Faust, Goethe