1-)Arayanın anne olduğu cep telefonu ekranında görünüyorsa açmalıymış... İşi gücü bırakıp konuşmalıymış...
2-)Ortam cidden kötüymüş...
3-)Bereyi evden çıkmadan takmalıymış... Soğuk mühim bir baş ağrısı sebebiymiş...
4-)ANNENİN GÖZÜNÜN TUTMADIĞI HER ARKADAŞ TEHLİKELİYMİŞ VE GÜN GELİR ZARARI DOKUNURMUŞ... MEĞER ANNEM HAKLIYMIŞ...
"Evde yılan besleyen kadın, çok sevdiği yılanının artık yemek yemediğini gördü. Duruma bir çare bulmak isteyen kadın yılanını veterinere götürdü. Durumu veterinere anlattı ve veteriner ona:
"Yılan sanan sık sık sarılıyor mu, yanında uyuyor mu?" diye sordu. "Evet" diye yanıtladı kadın. Durumu anlayan veteriner devam etti:
"Bakın yılanınız hasta değil sizi yemeğe hazırlanıyor, bu yüzden size sık sık sarılarak ne kadar büyümesi gerektiğini ölçüyor ve yemek yememesinin sebebi de sizin için midesinden yer açmak. "
ETRAFINIZDAKİ YILANLARI İYİ TANIYIN. BİR İNSAN SİZE İYİ DAVRANIYORSA BU İYİ NİYETLİ OLDUĞUNU GÖSTERMEZ. İHANET DAİMA KAPIDA OLABİLİR."
Kesinlikle ruhunu hissettirerek kendini okutan bir kitap oldu Daire 16.
Hani aşırı bunaltıcı bir hava olur, kapkara bulutlar gökyüzünü kapatmıştır, yağmur yağacak içiniz açılacak diye beklersiniz, beklentiniz boşa çıkar, bulunduğunuz mekana kasvet çöker ve oflaya poflaya derin derin nefes almaya ihtiyaç duyarsınız ya... İşte kitabı okurken bu hissi yaşadım. Belki de olması gereken budur.
Okuyacak arkadaşlara ferahlık diliyorum Keyifli okumalar.