Hareket gerçekliktir, çünkü hareket yaşamdır, gerçeklikle yaşam ise aynı şeydir. Yaşamın en temel ögesi emek olduğuna göre gerçekliğin de en temel ögesi demektir; gerçekliği en şaşmaz biçimde belirleyen şeyse onun akla dayalı oluşudur.
Ömründe tek gözlü damdan başka bir şey görmemiş bir insan, sıradan bir ev resmine baktığında gördüğü evi saray sanacaktır. Bu insana evin saray değil de ev olarak görünmesi için ne yapmalı?
Hangi isteğin gerçekçi, hangisinin fantastik olduğunu ayırdedebilmenin büyük önemi... Gerçekçi istekler tatmin yollarını arar ve bulurken, fantastik istekler tatmin yollarını bulamıyordu, hem onların bunu bulmaları da gerekmiyordu, çünkü bunlar, sıtmadaki sahte susuzluk gibiydi ve bunlar için de tıpkı sıtma için yapılanlar yapılmalıydı, yani hastalıklı olan ve bu yüzden de bunları gerçekçi isteklerin çarpıtılmış biçimi olarak doğuran organizmanın tedavisi...