Anne/ baba, genellikle duyguları isimlendirmekten korkar. Çünkü duygulara isim vermek onları sanki ciddi hale getirecektir. Halbuki aslında tam tersi geçerlidir. Duyguları isimlendirilen çocuk rahatlar. Sorununa daha objektif bir gözle bakar.
Çocuğumuz veya herhangi bir kişi bize bir sorununu anlatmak istediğinde, yapabileceğimiz en yardımcı yaklaşım, söylediklerini iyice dinlemeye çalışıp (bedensel dinleme ve dikkat), söylenenleri kısaca özümleme ve varsa, duygularını ifade edebilmesine yardımcı olmaktır. Buna, katılımlı dinleme denir.
Önemli olan dinleyen kişinin dedikleri değil, konuşan kişinin dedikleridir. Dikkatli ve bedenen dinlemenin yanında sessizlik de çok güçlü bir etkendir.