Sorunumu Susan'la (onun ailenin parlak yıldız olması konusundaki imrenmemi de ekleyerek) paylaşmam, Susan'ın becerikli yardımcı ve benim de beceriksiz, yardım edilen olduğum eski bir aşırı yüklenme- yetersiz yüklenme modelinin kırılması için atılmış önemli bir adımdı...Susan, kendi sorunlarını bana anlatmaya başladı ve ilk kez, onun da benim bakış açıma değer verdiğini anladım. Zamanla ilişkimiz daha da dengelendi. Artık kendimi, tahterevallinin alt ucunda hissetmiyordum.
Bu öykünün özü, öfkemi, Susan’ın kendini nasıl yönetmesi gerektiği konusunda istenmeyen bir otorite gibi davranmak yerine, kendi kişisel isteklerime dayalı bir talebi belirtmek için kullanmış olmam.
Bunun çözümlenmesi imkânsız değil, çocukluk travmalarımız gerçektir ama bugünümüzü etkileyip etkilemeyeceğini seçebiliriz. İyi bir terapi bu süreçlerde iyi bir destektir.
Aksilikler ve talihsizlikler olacaktır. Düşmanlarınızın zafer kazandığı zamanlar olacaktır. Sizler sönmeyin! Manen yenilmeyin! Hiçbir zaman pes etmeyin!
Aksilikler ve talihsizliklerle karşılaştığınızda "Biz denedik, başladık, mücadele ettik ve destek görmedik. Her adımımızda engellere ve düşmanlıkla karşılaştık" demeyin. Böyle konuşmayın. Karanlığın ruhu söndürür, siz yakarsınız! Bir kez söndüyse ikinci kez yakın... Üçüncü, beşinci, yedinci, yüzüncü, bininci kez!
(s. 190)