"O bana koşmayı öğretmişti. İçimdeki karanlığa rağmen gülmeyi öğretmişti. O, günün birinde evimi çiçeklerle donatmıştı. Kendimden kaçmak için gittiğim o denizi bile düşünceleriyle süslemişti sanki. O benim yıldızım olmuştu. O benim denizim olmuştu ve denizler hiç tükenmezdi."
"Bu bir veda değil," dedi tekrardan.
Bu bir veda değil, diye sayıkladım.
İyileştiremiyorsan, acısını dindir.
"Seni iyileştirmeme izin ver."
"Benim acımı dindir."
Alnilam'ın acısını dindir.
Minik yıldızını gülümset."
"Yüreğim çok acıyor. Bir serçe gibi küçük, fanustaki bir balık kadar kapana kısılmış hissediyorum. Oysa eğer bir şansım olsaydı... Eğer geriye dönüp son bir şey yapabilecek olsaydım gülmeyi seçerdim."