"ben şimdi ağıt mı yakmalıyım şiir mi okumalıyım ah mı etmeliyim
yoksa her gece bir masal mı anlatmalıyım kendime
her şeyin yolunda olduğu o yol nerede
her şey elimizdeyse benim elim nerede"
güneş ülkesi ütopia / ve ondan susuyoruz / kokuyor soluğumuz / insan eliyle pet şişeden başka hiçbir operasyonun geriye dönüş olasılığı kalmadı / ve zaten gözün göze değdiği yerde kocaman yalandı / o tipi bu tipi / anlatamam hayatım anlatamam seni / burkuldukça içim / sustukça alnım / nerden sızlayacağını bilen sızının altınkesimisin sen / canım /
altın mesafem
hayat alabildiğince çapkın
hayat alabildiğince olasılık
hayat tembel tabanlı ayakları
ve temkinli adımlarıyla gençliğime bastı
bir ömür boyu kurbağa öptüm
hâki
dudaklarımda hâlâ bataklık tadı
ne demeli
basra bu
iki bayram arasına sıkıştırılmış sensizlik
basra bu
koş düş koş düş
geç kalmanın alarm sesi
sayın sevgilim
sevgili sevgilim
anladın galiba
gelirsin miadı dolmuş tendir bu
yüzüme değen aksi intihar