Ahmet Olgun

Ahmet Olgun
@Recklessreader
Lisans Mezunu
Çanakkale
227 okur puanı
Mayıs 2021 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
İnsanlar Mekke’den dönen hacılara hikmet ehli, görüşlerine itimat edilecek biri olarak davranırdı. Köylüler hacdan dönenleri ahlakça ve mertebece en yüksek mevkiye koyardı. Gerçi bu durum sürekli olmazdı. Hacdan gelen kişi eski hayatını anımsatacak kötü bir tavır sergiler ya da ahlaksızlık yapacak olursa insanlar onun haccının makbul olduğundan kuşkulanmaya başlardı.
Sayfa 202·Kitabı okudu
Alıntı
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Son kertede ölüm karanlıktı ve karanlıkta yaşardı.
Sayfa 189·Kitabı okudu
Alıntı
Hikayenin yarısı onlar için aşikardı. Diğer yarısı ise geleceğin meçhullerinde saklıydı.
Sayfa 108·Kitabı okudu
Alıntı
Girişte haçlar, çarmıha gerilmiş Messi ve haç şeklinde ahşap pervazlarla ayrılmış camları renkli pencereler vardı. Ancak, köylüleri en çok rahatsız eden şey manastırın giriş kapısının üzerine yerleştirilen zeytin ağacından yapılmış devasa haçtı. Daha önce pek çok haç görmüşlerdi ama böylesini ilk defa görüyorlardı. Cami imamı Şeyh Hüsnü haçı görünce, “Minareden bile yüksek!” deyince neredeyse büyük bir sorun çıkacaktı. Ancak, Hacı Mahmut Ağa müdahil olarak konuya son noktayı koydu. “ Yerin altında da olsak üstünde de olsak Allah ile aramızı ayıran mesafe aynıdır” dedi. Bir müddet sustuktan sonra devam etti, “ Allah’ın hepimizden daha iyi bildiği, bizzat onunla ilgili bir konuda fikir ayrılığına düşmeyeceğiz. Hristiyanlar İsa Mesih’in çarmıha gerildiğini söylüyor, Kur’an ise “Halbuki onu ne öldürdüler ne de çarmıha gerdiler; (başkası ona benzer kılındığı için) şüphe içine düşürdüler” diyor. Bu durumda herkes için kesin olan şey ister peygamber olsun ister sıradan kişi olsun birisinin çarmıha gerilmiş olmasıdır. Bize düşen çarmıha gerilenin acısını hissetmektir. Hacı Mahmud’un sözleriyle tartışma son buldu. İnsanlar haça farklı bir bakış açısıyla bakmaya başladı.
Sayfa 27·Kitabı okudu
Alıntı
“Bu topraklar insanın yüreği kadardır Hacı’m. İçinde ya da gurbet diye bir şey yoktur”
Sayfa 19·Kitabı okudu
Alıntı