Açık olmak gerekirse Paulo Coelho'nun okuduğum ilk kitabıydı. Yazarın olayları anlatışı ve bakış açısı gerçekten çok sürükleyici. Kitap Veronika adlı karakterin intihara kalkışmasıyla başlıyor -kitabın adından da anlayacağınız gibi-. Sonrasında başarısız olan bu intihar girişimi sonunda karakter kendini bir akıl hastanesinde buluyor. Hastanedeki doktorumuz Dr. İgor bir nevi hastanenin yöneticisi rolü üstlenirken, hastanenin yeni üyesi Veronika'nın dönüşü olmayan bir ölüm yolcusu olduğunu aktarmasıyla karakterimiz kendini içinde bulunduğu depresyon havuzundan adeta bunalım okyanusuna atıyor. Vilette diye adlandırılan bu hastanede Veronika dışında hastalarla karşılaşıyoruz. Ana karakterimizin hayata bakış açısını çok iyi anlatan yazar, "bir insan neden akıl hastanesinde yatar", "deli gerçekten nedir ve kimlere denir" gibi soruları da bu diğer karakterlerin başlarına gelen hadiselerle okurlara çok iyi aktarmıştır. Avukat Mari, Astral Seyahatçi Zedka, Şizofren Eduard karakterlerinin kendilerine özgü hayata bakışları ve hastaneye düşme nedenlerini, okuru fazla sıkmadan sürükleyici bir şekilde farklı bölümler halinde anlatan yazar, karakterlerin birbiriyle olan bağlantı ve diyaloglarıyla eseri gerçekten akıcı hale getirmiş. Empati yeteneğinizi geliştirirken, hayatın kıymetini ve "bir seferliğini" çok güzel anlatan bu eser kesinlikle okunmaya değer. Veronika Ölmek İstiyorPaulo Coelho
Ben her sabah işe giderken - başka fırsatım yok çünkü - vapurda 15-20 dakika kitap okuyorum. Dün çok merak ettiğim bir eser olan Veronika Ö…. İstiyor’u aldım ve bu sabah okumaya başladım. Vapurun üst katında oturuyordum pek kalabalık değildi, maksimum 10 kişi falan vardı hava buz gibiydi ve 1-2 metre yanımda oturan orta yaşlarda (40-50) kulaklıkla müzik dinleyen bir beyfendi vardı. Kitabı (Veronika Ö… istiyor ) bilenler bilir, kitap ana karakterin intihara kalkışmasıyla başlıyor. Kısaca bunun nedenlerinden ve karakterin ruhani çöküşünden bahsetmeye devam ederken vapur iskeleye yanaşmaya kalmadan, yanımdaki adam “ Pardon kardeşim “ dedi ve bana sağdaki kitabı uzatıp “ Al bunu hediyem olsun, okursun “ dedi ben de “ Abi ne gerek var çok teşekkür ederim “ vesair dememe kalmadan adam döndü gitti. Ben daha kitabın arkasını çevirip bakmama kalmadan, çantamı toplarken adam kalabalığa karışıp kayboldu. Kitabın arkasını okuduğumda da inanılmaz şoka girdim. Bu nasıl bir tesadüf ? Tüylerim diken diken oldu. Bu garip olayı paylaşmak sizlerle paylaşmak istedim. Paulo CoelhoVeronika Ölmek İstiyor