Gazap Günü
Evett, biraz da farklı kültürlerin tanınmış klasiklerinden okumayalım mı?
Modern Slovak Edebiyatının kurucusu olarak bilinen Martin Kukućin'in başyapıtlarından olan Gazap Günü adlı kitabını aşırı derecede beğenerek okudum.
Asıl adı Matej Bencur olan ve bir çok ülkede yaptığı fedakar çalışmalarla bilinen seçkin bir hekimdir. Hem ailesi çiftçi olduğu için,hem de Selcia kasabasında doktorluk yaptığından sıradan köylülerin hayatını okuyucuya çok iyi aktarmıştır.
Lomnica Köyünde insanlar sıradan hayatlarına huzur içinde devam ederken,Muhtara bir gün "Kolera Salgını yaklaşmaktadır" yazan bir yazı gelir. Kısa bir süre sonrada koleranın kendisi bütün köyü eser alır. Bir çok insan ölmekte, muhtar, karısı ve kızı Evka mücadelelerine devam ederken, cimrimi cimri, para istifcisi Sykora ve oğlu Jurko arasında anlaşmazlıklar başlamıştır.
Evka ile Jurko birbirine aşıktır. Sykora nın oğlu için başka planları vardır. Bu planlar sırf para uğruna tabiki. Sırf babasının bu para tutkusu yüzünden bir oğlu evden kaçmış, diğer oğluda damat olarak muhtarın huzur dolu evine sığınmıştır. Ne varki bu mutlu ve huzurlu günler uzun sürmez ve Jurko da koleraya yakalanır. Hasta yatağında her gün babasının gelmesini bekler. Ama babasının daha önemli işleri vardır. Para,para,para.
Ve bir gün Sykora'nın bütün parasını çalarlar. Bütün amacı ve gayesi elinden alınınca oğlunun varlığı aklına gelir. Kendi vicdanı ile yüzleşmeye başlar. Bunca zaman ne için yaşadığını, çocukları için ne yaptığını? Sorgular. Sonunda doğru yolu bulur ama biraz geç kalmış sayılmaz mı?
Sadece bir karakter değil bir çok karakterin bir sürü duygusuna yer verilmiş. Muhtarın eşinden, eski sevgilisinden, mezar kazıcısından tutunda dedikoducu Durdula ya kadar bütün köyün hikayesi bu. İçinde sevgi,öfke,ölüm,