Tahmini Okuma Süresi:
7 sa. 56 dk.
Sayfa Sayısı:
280
Basım Tarihi:
Ağustos 2025
Yayınevi:
Karakarga Yayınları
ISBN:
9786256155237
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

10/10
·280 syf.··
2025 21. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 02 Kasım 2025 11:58
Özlem Alparslan’ın kalemiyle ilk defa Yara kitabıyla tanıştım ve açıkçası beklediğimden daha derin bir okuma deneyimi yaşadım. Kitap, insanın iç dünyasındaki kırılganlıkları ve geçmişin izlerini çok doğal bir dille ortaya koyuyor. Karakterlerin hislerini o kadar iyi yansıtıyor ki, çoğu zaman kendimi onların yerine koyup olayları yaşıyormuş gibi hissettim. Yazarın dili akıcı, betimlemeleri güçlü ve çoğu zaman basit bir cümleyle bile karakterin içini tamamen hissettirebiliyor. Özellikle bazı bölümlerde yaşanan duygusal yoğunluk ve gerilim, kitabı elimden bırakmamı zorlaştırdı. Bunun yanında bazı kısımlarda olayların temposu biraz yavaş ilerlese de, karakterlerin derinliği ve yaşadıkları içsel çatışmalar bunu telafi ediyor. Genel olarak Yara, psikolojik derinliği ve insan ilişkilerindeki kırılganlıkları merak eden herkesin okuyabileceği bir kitap. Benim için hem sürükleyici hem de düşündürücü bir okuma deneyimi oldu ve Özlem Alparslan’ı takip etmeye devam edeceğim.
1000Kitap
YaraÖzlen Alpaslan · Karakarga Yayınları · 202599 okunma
10/10
·280 syf.··
2025 70. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 09 Eylül 2025 18:31
Herkese merhabalar, bu kitabın yorumuna nereden başlasam bilmiyorum ama en son da söylediğimi ilk başta belirteyim sizde kitabın güzelliğini oradan anlayın, kesinnn bu kitabı okuyun muhteşemdi İpek ana karakterimiz. Babasıyla arasında bir uçurum var. Babası annesini üç çocuğuyla birlikte yazları köye gönderiyor, kendisi ise tatile gidiyor. Böyle bir aileye sahip güzelim İpek… İnci, İpek ve Mete, üç kardeşler. Mete’yi ayrı bir seviyor İpek, anne babasının tartışmalarını duymasın kırılıp incinmesin diye elinden ne gelirse yapıyor ona kol kanat geriyor. İpek, Karadeniz’in hırçın dalgalarından İstanbul’a üniversite okumak için gidiyor. Heykelcilik bölümünü kazanıyor. Bir gün Mahirle denk geliyorlar tesadüfen. O denk geliş tabii ki bir ömrüne mal oluyor İpek’in. Magazinlerin kıskanacağı yıllar boyu konuşulacak görkemli bir düğünle evleniyor Mahir ve İpek. Masallarda oluyor böyleleri değil mi ne kadar şatafatlı düğünler oluyorsa öyle çetrefilli boşanmalar olur diyordu Ceza hocam. Neyse biz kitabımıza geri dönelim. Ne diyordu İpek; Mahir varsa bana hiçbir şey olmaz. Sürekli bu düşüncedeydi, Mahir varsa bana hiçbir şey olmaz. Hep sahip olmak istediği sevgiyi ve ilgili aradı aslında hem de en masum şekilde, kendinden ödünler vererek. En basitinden kahvenizi nasıl içersiniz diye sorduklarında ortama ayak uyduran kendi tercihleri olmayan, yeter ki insanlar (özellikle Mahir) kırılmasın diyen birisi İpek. Bir de Mahir’in annesi vardı, Süreyya hanım evlerden uzak gerçekten de. Okurken çok sinirlendim, hem Mahir’e hem de Süreyya’ya… Terapi koltuğunda otururken İpekböceğim demedi diyor İpek, Mahir’den için. Her şeyin başına Mahir’i koymuş. Seanslarda anlattıkları aslında bize de bir ışık yakıyor kendimizi sorgulamamızı sağlıyor. Kitapta geçişler çok güzeldi, bir bakıyorum en
YaraÖzlen Alpaslan · Karakarga Yayınları · 202599 okunma
Puan vermedi·280 syf.··
2025 5. kitabı
İpekböceğimin gönlüme önce yağmurlar yağdıran sonra içime baharlar getiren ruhumu havalandıran hikayesini sizinle paylaşmak için elime kalemi aldığımda ne yazacağımı bilemedim . Öylesine güçlü ama öylesine zayıf canım İpek Ailesi varken aile sıcaklığı hissedemeyen , hep köksüz yersiz yurtsuz kalan canım İpek Babası annesine şiddet uygularken kardeşi Mesutla odasına gidip kapının arkasında sessizce oturup kardeşini avutan İpek Annesinin “bunu istemeden doğurdun “dediğini duyan İpek yine annesinin “siz olmasaydınız çoktan babamın evine giderdim “ demesiyle annesine ayak bağı olduğunu öğrenen canım İpek Duvarları olan ama çatısında sevgi olmayan evde büyüyen İpek , babası varken bir defa dahi saçları okşanmayan canım İpek Babası yerine koyduğu , çatısında sevgi olan evi sandığı Mahire ilk görüşte aşık olan , evlenen ama yine de evi olmayan canım İpek Pirinç tanem dediği bebeğini eşi ve kayınvalidesi Süreyya Hanım yüzünden aldırmak zorunda kalan canım İpek “Mahir varken bana hiç bir şey olmaz “dediği , kendini adayarak kendinden vazgeçerek sevdiği Mahirin aslında ona her şeyi yapan , başka topraklara kök salan adam olduğunu öğrendiğinde nefessiz kalan canım İpek Ne desem ne söylesem az gelir canım İpeğin bir gün doğumunda nasıl yeniden can bulduğunu anlatmaya … Yaralarını gösterdiği insanların onu nasıl yeniden kanattığını anlatmaya … insan iki defa doğar , ilki annesinden , ikincisi kendinden …Kendini yeniden doğuran canım İpek İnsan en çok kendini yeniden doğurduğunda insandır . Aldığı ilk yara , anne karnında dahi istenmediğini öğrenen İpeğin , yaş aldıkça yaralarının arttığını ve bunu hep en sevdiklerinin yaptığını okudum. Aslında insanın en çok kendisini sevmesinin gerektiğini okudum . Canım İpeğin öyküsünü ben okumanızı kalpten diliyorum , bu can bulma
YaraÖzlen Alpaslan · Karakarga Yayınları · 202599 okunma
@kitabiistan (insta ;))
10/10
·280 syf.··
Beğendi
·
2025 19. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 07 Eylül 2025 11:41
Yara / Özlen Alpaslan Hayatımızın her dönemine ait eksik kalan noktalar ve doldurulamayan boşluklar vardır. Özlen Alpaslan'ın "Yara" romanı ve İpek karakteriyle,doldurulmayan boşlukları dolduracak,eksik paçaları tamamlayacak bir yolculuğa çıkıyoruz. “Yara” okuyucunun kendi duygusal yaralarıyla yüzleşmesine olanak tanıyan,cesur ve samimi bir eser. İpek,çılgınca aşık olduğu eşi Mahir tarafından da çok sevildiğini düşünür.Günlük yaşantısında dahi karşılaştığı her olay ve sıkıntıda “Benim Mahir’im var,bana bir şey olmaz” der… Peki tüm yaşananlar,İpek için neden bu kadar acı vericiydi ve ”İpekböceğim” diye sevilen İpek,eşi Mahir için neden artık sadece İpek olacaktı?… Roman,sevgisizliğin yalınlığıyla büyüyen bir çocuğun;yetişkinlikte nasıl derin bir acıyla birlikte,kimlik arayışı mücadelesini anlatırken,diğer yandan İpek’in kendisi ve geçmişiyle yüzleşme sürecine, terapisti ile yaptığı seanslara misafir olarak tanık oluyoruz. Bu seanslar,İpek’in çocukluk,gençlik dönemleri,arkadaş,evlilik ve aile ilişkisi üzerinden ilerliyor. Psikolojik derinliklerle işlenmiş bu eser,karakterlerin çok yönlülüğünü de başarılı bir şekilde aktarıyor.İpek'in karmaşık duygusal dünyası,yalnızca bir hikâye karakteri olmaktan çıkıp okurun kendi iç sesi haline gelir. Yazarın akıcı ve duyarlı kalemi, İpek'in yalnızlığını,korkularını ve umutlarını öyle canlı anlatır ki, sayfaları çevirirken onunla birlikte ağlayıp,onunla birlikte iyileştiğinizi farkedersiniz. "Yara",sadece okuyup kitaplığa kaldıracağımız bir kitap değil, aynı zamanda kişisel bir keşif yolculuğu.Bazen bir kitap,en derin yaralarımızı bile anlamamız ve onlarla başa çıkmamız için bize bir yol haritası sunar.Kalbinizdeki eksik parçaların hikâyesini dinlemek isterseniz,bu roman tam size göre.
YaraÖzlen Alpaslan · Karakarga Yayınları · 202599 okunma
10/10
·280 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 06 Ocak 2026 01:57
Bazı kitaplar vardır, bittiğinde insan bir süre kendine gelemez… Yara benim için tam olarak öyle oldu. İpek’in kırılganlığı, suskunluğu ve sevilme ihtiyacı sayfalar ilerledikçe içime dokundu. Mahir’in ilgisizliği ve bencilliği karşısında İpek’in yaşadıklarını okurken defalarca durup düşündüm. Yer yer canımı acıttı ama bir o kadar da gerçekti. Özlen Alpaslan’ın dili çok sade ama hissettirdikleri çok derin. Bazı hikâyeler kalbe sessizce dokunur ama izi çok derin olur… Özlen AlpaslanÖzlen Alpaslan
YaraÖzlen Alpaslan · Karakarga Yayınları · 202599 okunma
SÖYLENECEK ÇOK SÖZ AMA...
Puan vermedi·280 syf.··
2026 16. kitabı
Kitabı nasıl yorumlayacağımı bilemedim. İçimde öyle bir ateş yaktı ki ağlayarak o ateşin harını bir türlü söndüremedim. Şiddetle okumanızı tavsiye ederim. Yazarın kendi kalemiyle kitabın anlatımını paylaşacağım bu sefer... BİZİ EN ÇOK SEVDİKLERİMİZ Mİ YARALAR, YOKSA HİÇ SEVİLMEMİŞ OLMAMIZ MI? Yara, “Ben nereye aitim?” sorusunun peşinden giden ve yüzleşmekten korkmayan bir kadının kendi içine dönüşü. Sevmenin ve sevilmenin ne anlama geldiğini bilmeden büyüyen, en sonunda ise kendine anne olmayı öğrenen bir ruhun hikâyesi. İpek, sevilmek için uğraşıyor hep. Anlaşılmak için susuyor, kabul görmek için kendinden ödün veriyor. Ama ne yaparsa yapsın, çocukken içine işleyen o eksiklik hissi bir türlü geçmiyor. Bir terapi odasında, yıllardır yutulmuş cümleler birer birer dökülüyor ortaya. İstenmeden doğan bir çocuk olmanın yüküyle, sevgiye muhtaç büyüyen bir kadın olarak hayatta kalmaya çalışıyor İpek. Bir babanın sessiz şiddeti, bir annenin kırılganlığı, bir kocanın yokluğu, bir kedinin yalnızlığı... Her şey, her ilişki yeni bir yara onun için. Özlen Alpaslan özenli kalemiyle sadece anlatmıyor; hatırlatıyor, sarsıyor, sessizliğin içindeki yankıyı kelimelere dönüştürüyor. Her kadın bu hikâyede kendine ait bir suskunluk bulacak. Belki bir gün affetmeye cesaret edecek, belki de ilk defa ağlamaya... Okurken gözyaşlarınıza hakim olamayacaksınız...
YaraÖzlen Alpaslan · Karakarga Yayınları · 202599 okunma
8/10
·280 syf.··
Beğendi
·
2025 76. kitabı
Çok derin anlamlar içeren sayfalar okudum. İpek ile tanışıyoruz, onun yaralarını görüyoruz. Aslında çoğu kendi yaradaşlarımız. Ben böyle söyledim onunla tanışıtkan sonra. Yaralarımızı kimi zaman göstermez içimize atarız. İpek ise bu yaralarını kapatmak istiyor artık . Sevgi görmediği bir ailede büyüdü o. Hele ki baba sevgisi.. Her kızın en büyük ihtiyacı olan o sevgiyi alamadı. Gerçi annesi de aynı şekilde vermedi ona bir sevgi ve aile. Hep bir fazlalık oldu.. Özlem duydu sevilmeye, sahiplenilmeye. Neyse ki kendi yoluna bakmayı bildi . Üniversite kazandı. Heykelcilik. Başta çok tepki aldı ama yılmadı . İlk aşk düştü yüreğine bu yolda bir de . Peri masalında sandı kendini ,öyle de evlendi. Yuva sandığı,p varken bana bir şey olmaz dediği Mahirde yaralar açtı ruhunda.. Ama sonrası ? Ne mi oldu ?
YaraÖzlen Alpaslan · Karakarga Yayınları · 202599 okunma
Puan vermedi·280 syf.·
2025 83. kitabı
Severek ve karakterlerden birine bolca söverek okuduğum bir kitap oldu “Yara”. Geçmişle hesaplaşmanın, suskunlukla yaşamanın ve insanın kendine açtığı gizli çukurların romanı… Karakterlerin çatışmalarında hep tanıdık bir yan var: Aileden devralınan kırılganlıklar, sevilme arzusunun gölgesinde büyüyen öfke, bazen de en çok yakınımıza verdiğimiz zarar… Romanın gücü de tam burada: İnsanı kendi hikâyesinin aynasına bakmaya zorluyor. Okurken en çok şunu düşündüm: “Yara” aslında sadece bir acının değil, acıyla birlikte yaşamayı öğrenmenin kitabı. Kabuk bağlamış ama her an kanayabilecek o ince çizgi… Özlen Alpaslan bunu klişeye düşmeden, edebî bir incelikle yazmayı başarıyor. Ve belki de bu yüzden kitap bittiğinde elimden bırakamadım; çünkü içimde bıraktığı yankı hâlâ devam ediyor. Tavsiyemdir.
1000Kitap
YaraÖzlen Alpaslan · Karakarga Yayınları · 202599 okunma
10/10
·280 syf.··
Beğendi
·
2025 43. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 21 Eylül 2025 12:42
Özlen AlpaslanÖzlen Alpaslan YaraYara Her yara kabuk bağlar, zamanla geçer. Ama kimilerinin yarası hep kanar durur… İpek; üç kardeşli bir ailede kök salamamış, anne-baba sevgisinden uzak büyümüş bir kadın. İnci ve Mete’ye kol kanat gererken, babasının annesine uyguladığı şiddeti kardeşine yansıtmamak için onunla dans etmiş… Babasının yokluğunu içinde bastırmış canım İpek. Çocukken bile Barbie bebek yerine Fatoş bebekle yetinmeyi bilen, sevilmek uğruna içeceği kahveyi bile sevdiği adama göre şekillendiren… Sınırları olmayan ve en çok da sınırları ihlal edilen İpek. Sevmek, sevilmek en güzel duygu… Bazen öyle seviliriz ki bulutların üzerinde hissederiz. İpek için Mahir böyle biriydi. İstanbul’a heykelcilik bölümü okumaya geldiğinde başlayan o ilk derin aşk, Nevizade’de Tarihi Cumhuriyet Meyhanesi’nde kadehlerin tokuşma sesleriyle mutluluğa dönüşmüştü. Fakat zengin bir ailenin sorumsuz oğlu Mahir, ailesinin gölgesinde kalan bir adamdı… İpek’in “Mahir olsa bana bir şey olmaz” diyecek kadar güvendiği bu aşk, onun hem yaralarını sardı hem de yeni yaralar açtı. Belki de en büyük sırdaşı, terapisti oldu. Baba sevgisi görmemiş, bir saç teli bile okşanmamış kızların küçük bir sevgi kırıntısıyla karşısındakini hayatının merkezine alması çok tanıdık geldi. İpek’in hikâyesi, aslında birçok kadının sessiz çığlığını yansıtıyor. Onun hayatını okurken boğazınız düğümlenecek, çocukluk yaralarının izlerini satır aralarında hissedeceksiniz. Özlen Alpaslan, yalın ama derin bir dille yaraların izini sürerken bize de kendi yaralarımıza bakma cesareti veriyor. Mutlaka okuyun…
1000k
YaraÖzlen Alpaslan · Karakarga Yayınları · 202599 okunma
İpek'in Yarası
10/10
·280 syf.··
Beğendi
·
2026 13. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 11 Şubat 2026 15:43
Yazarın en çok anlatım dilini seviyorum, şimdiye dek 2 kitabını okudum ve ikisinin de bitmiş olması beni üzdü. Kronolojik olmayan bir akış var ama belirli bir kronolojisi de var. Uyum sağlamakta zorlanmadan harika geçişlerle işlenmiş. İç ses ayrıntısı ise çok hoşuma gidiyor. Çok yalın, çok sade ve çok gerçekçi olay örgüsü var. Kitabı okuduğum süre içerisinde ben gerçekten de İpek adında biriydim.
YaraÖzlen Alpaslan · Karakarga Yayınları · 202599 okunma