Alemdağ'da Var Bir Yılan
Evet,Sait Faik Abasıyanık okumaya devam ediyorum arkadaşlar. Bakalım kaç kitabından sonra sıkılıp başka kitaplara geçeceğim. Belki de hiç bıkmadan devam ederim. Bunu yaşayıp göreceğiz hep birlikte.
Çünkü "Az Şekerli" kitabından sonra bu eseri daha farklı geldi bana. Kendi yaşadığı, biyografik hikâyelerinde umudu, Denizi, maviyi, balıkçıları, martıları, bir kediyi,bir evi,aşkı anlatan yazar bu eserinde ise yanlızlığı, başarısızlığı,huzursuzluğu dile getiriyor ve yine onu ayakta tutan tek şey sevgi. Ölümünden önce yazdığı son on yedi öyküden oluşan bu kitabında onun için biraz karamsarlık var. Ve hasta olduğunu da bildiği için bir boş vermişlik meccur. Çok sevdiği İstanbul dan bile bahsederken artık sevmediğini dile getirir. Zaten son zamanlarda da beslenmesine falan dikkat etmemiş. Üst başada çok önem veren biri olmadığınıda hepimiz biliyoruz. Onun ruhunda da bir avarelik mevcut. Bunun nedeni de bilgeliğidir.
Kitabın sonunda Fikret Ürgüp ün yazar hakkinda düşünceleri ve anılarına yer verilmiş. Okurken ne kadar kıymetli bir insan olduğunu anlıyorsunuz zaten. Mesela o ara paraları olsaimiş, ilk üç hikayeyi sinema filmine uyarlamayı düşünmüşler. Rüya ile gerçekleri harmanlayarak eşsiz betimlemelerle farklı karakterlere konuk olmak için mutlaka okumalısınız derim
İşte karşı karşıyasın. İşte o da senin gibi; elli ayaklı,kaşlı gözlü, sıhhatli hasta, sarışın, esmer, kafası var, saçları var, kirpikleri var, YALAN söyleyen ağzı var. Yüzünde küçük küçük kavga, taş, düşme izleri. Yaramaz bir çocukluğun her şeysi, ufak ufak her şeysi. İşte elleri, parmakları, işte ayakları. Kim bu? İNSANOĞLU!
Senin gibi tıpkı tıpkısına apaynı.
#saitfaikabasıyanık #alemdağdavarbiryılan #türkiyeişbankasıkültüryayınları #reklamdeğil
#kendimaldım #reklamyok #okudumbi̇tti̇