"Senin için en büyük umudum, canım benim , senin kendin için iyi seçimler yapmandır. Seni mutlu eden neyse, onu seç. Eşyalarda, yerlerde, insanlarda. Sadece sana zevk ve keyif verenleri seç. Görev ya da mecburiyetlerin esiri olma. Ben seni o kıymetli hayatını sınırsız neşe haricinde bir şeyle ziyan etmen için taşıyıp doğurmadım. Neşeyi seç. Ben burada yatarken sana tek pişmanlığımın, kendimi seçmediğim zamanlar olduğumu söyleyebilirim."
" O uçak yolculuğu. Senin burada oluşun. Belki de hepsi kader kısmetti."
" Kadere kısmete inanmıyorsun sahiden, değil mi?"
" Bilmem. İnanabilirim belki. Sen ve benim aynı uçakta olmamızı sonra da aynı programa düşmemizi başka nasıl açıklıyorsun?"
" Tesadüf" diye ortaya attım.