Bu günler geçecek. Milyonlarca insanın hayatını karartan evlilik baskısı bir gün ortadan kaldırılacaktır. Elbette bu durup dururken olmayacak. Bireysel ve toplumsal ölçekte epeyce sancı yaşanacak, acı çekilecektir
Evet, çocuk gelinler evlilik
baskısının en çaresiz kurbanları; ama yetişkin gelinlerin durumu da çok parlak değil aslında. Birinde baskı çıplak ve sert, diğerinde daha yumuşak ve estetize olmuş halde
Gazetelerin üçüncü sayfalarında neredeyse her gün okuduğumuz "gözü dönmüş eski koca dehşeti" haberlerini düşünelim. Bu olayların evlilik kurumunun kendisiyle hiç ilgisi yok mudur? Kurum tümüyle masum da, sadece kişiler mi kusurlu? Boşanma ya da ayrılma cinayetleri olarak karşımıza çıkan olayların büyük bir kısmı evlilik
baskısının çok tipik ifadeleridir aslında. Hem evliliği olası tek ilişki biçimi olarak yücelteceksiniz hem de insanların bu
yüce değerden olaysız bir şekilde vazgeçmelerini bekleyeceksiniz. Biraz safça!