Requiem

Puan vermedi·40 syf.··
Beğendi
·
2019 20. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 06 Kasım 2019 09:54
Not: tamamen tanıtım amaçlı ve kopyadır Her sey. Kitapları ve karikatürleriyle uluslararası üne sahip Fransız sanatçı Pierre Elie Ferrier, küçükler için yazıp resimlediği kitabında korunaklı, steril kent yaşamına mizah dolu bir yaklaşımla eğiliyor. Çocukların bakış açısından her şeyin eğlenceli bir macera olabileceğini özgün bir dille öykuleştiren kitap, renkli resimleri ve sözcük oyunlarıyla da okumayı keyfe dönüştürüyor
Bitlerimi Geri Verin!Pierre Elie Ferrier · Günışığı Kitaplığı · 2019253 okunma
Reklam
"Hayal gücü düzenin düşmanıdır "
Puan vermedi·187 syf.··
Beğendi
·
2018 7. kitabı
Not: tamamen tanıtım amaçlı kopyadır her eve lazım kutsal kitap niteliğindedir. " Evet , ben libertenim,itiraf ediyorum, bu konuda akla gelebilecek her şeyi düşündüm, ama düşündüğüm ,tasarladigim şeyleri elbette yapmadım ve kesinlikle de yapmayacağım. Ben bir libertenim, adi suçlu ya da katil degil" Tüm zamanların en lanetli yazarı Marques de Sade kendini böyle ifade etmişti. O, ömrü boyunca tüm Fransız politik rejimlerinin zindan müdavimiydi. Monarşi koşullarında demokrat ,1789'da devrimci bir aktivist...olan müebbet isyancı, her orta yolu reddetmenin pesinde koştu. G.Apollinaire, A.Breton, O.Wilde, O.Mirbeau ve M.Heine gibi edebiyat devleri sayesinde gün ışığına cıkmış olan Sade'ın eserleri, yirminci yüzyılda felsefe, düşünce ve edebiyat alanında vazgeçilmez bir referans noktasına dönüşmüş; Dostoyevkski dahil sayısız yaratıcının ilham kaynağı olmuştur. Başyapıt olan yatak odasında felsefe ise tüm dünya dillerine çevrilerek milyonlarca adet basılmış, bir çok kez sinemaya uyarlanmış, özgür ve özgün düşüncenin doruğu olarak kabul edilmiştir. Genç bir kıza teorik ve pratik libertenlik eğitiminin verildiği yatak odasında felsefe, metafiziğin, ahlakın, tarihin, felsefenin sık sık araya girdiği 1795 tarihli yedi diyalogtan oluşur. Diderot ve Rousseanu'nun naturalizmin mirasçısı, Pascal'ın savunucusu olan Sade, bu eserinde on sekizinci yüzyılın düşünce alımlarına saldırır, özgür düşünceye sonuna kadar bağlı biri olarak doğayı yüceltir, şiddet de dahil her şeyin doğallığını savunur. Yalnızca cinselliği degil aynı zamanda etik, metafizik ve estetik algıyı da altüst eder. Ona göre " hayal gücü düzenin düşmanıdır. " Baştan sona neşe ve kara mizah duygusunun egemen olduğu yapıt, fikir ve edebiyat tarihinde bir başyapıt olarak kabul görmüştür.
Yatak Odasında FelsefeMarquis de Sade · Ayrıntı Yayınları · 20182,707 okunma
Puan vermedi·336 syf.··
Beğendi
·
2019 19. kitabı
Not: ilk cümle hariç gerisi tamamen kopyadır. Size ahirette bile lazim olcak kitaptır. Dünya listelerinde her dönem ilk 100....bir başyapıt... Yarattığı hayaletler, onu edebiyat ve felsefe tarihinin en tartışmalı isimlerinden biri yapmıştı.Justine/Erdemin Felaketleri, Sade'ın edebiyat dünyasına ilk adımıdır. Bu kitapla başlayan serüven onu vazgeçilmez kılacak ama ödülü zindan olacaktı. Bu eseri yazdığı için lanetlenmiş, hapsedilmişti . İşlediği suçlardan! Dolayı uzun yıllar cezaevinde yattı ve 40 yıllık bir tarihi şöyle özetledi; " beni bedensel günaha ilişkin dayanilmaz bir perhize mahkum ederek mükemmel bir iş yaptığınızı düşündünüz ama yanıldınız, beynimi coşturdunuz ,bana can vermek zorunda kalacağım hayaletler yarattırdınız. " Justine'in başına gelmedik hal kalmaz. Ama o hep erdemi seçer, o her zorlukta sığındığı Tanrı evindeki papazlar tarafından işkence görür, seks kölesi olarak kullanılır. İnadına yaşamaya çalışır ve inadına erdemi seçmekten vazgeçmez . Donation Alphonse François, Marques De Sade: 1740 yılında Paris te doğdu. 1814 yılında Charenton'da öldü. Hapishanede uzun yıllar boyunca kaleme aldığı eserleri, ancak Fransız İhtilali'nden sonra yayınlanma olanağı buldu. 19. Yüzyılın en çok tartışılan yazarlarından biri olmasına rağmen, tüm eserlerini gün ışığına çıkabilmesi için 20.yüzyılı beklemek gerecekti.
Justine - Erdemin FelaketleriMarquis de Sade · Chiviyazıları Yayınevi · 20181,157 okunma
Kopya olarak sunduğum en iyi inceleme
Puan vermedi·120 syf.··
Beğendi
·
2019 13. kitabı
Not: tamamen kopyadır burada yazılanlar! Siz gene de okuyun, pişman olmayacaksınız!!! Yatağımdan dogruldugumda tenime değen güneşin hüzmesine midir aşkım? Sabahın ilk ışıklarını seviyorum...Tatlı tatlı okşuyor sanki saçlarımı. Tiyatro perdesi gibi asılmış tülün arasından önce menekşelere uğrayıp oradan göğsümün tam ortasına yansıyor. İçimi ısıtıyor. Doğruluyorum yataktan. Beyaz geceliğimin yarısı vücudumda, bir kısmı omuzlarımdan düşmüş sanki benimle değil. Fırlatıp atıyorum üzerimden. Bronz renkli bakır işlemeli aynada kendimi görüyorum. Kendimi en çok gecenin koynundan ayrılıp güneş beni aydınlatmışken seviyorum. Gözlerim derinleşiyor aynada... Bahar çiçeklerine düşen yağmur damlaları gibi parlıyor gözlerin...Bir rüzgar fısıltısı gibi...Dalgaların melodisi gibi...Yosun kokusu gibi...Hani çıkmaz sokaklardaki duvarlara kazınan yazılar gibi...Belki de klise çanlarında dans eden meleklerin duası gibi...Kutsal topraklardaki kan gibi, çöldeki fırtınanın ayazı gibi...Anlatamıyorum sana, seni ne kadar sevdiğimi...Lütfen kapat gözlerini, tut sımsıkı ellerimi...Ruhum haykırıyor sana, benliğim huzurunda... ....... ....... .....?
AnitaFulya Ertekin · Chiviyazıları Yayınevi · 20032 okunma
Puan vermedi·144 syf.··
Beğendi
·
2019 15. kitabı
Dikkat: tamamen kopyadır ,iki kelimesi ve son cümlesi hariç!! Her kadin önce bir hayaletle sevişir, aşk acısını saramayan Suzan'ın ilk aşkının hayeletinde kendini arayışının öyküsü. Buna belki de kayboluşunun öyküsü demektir. Kadın yitirdiği aşkın hayaletini kovacak erkeği buluyor sonunda ancak erkeğin onu kuşatacak cesareti yok. Suzan aşk girdabında, arzunun ve tutkunun sabırsız şöleninde tek başına kaybolacak.! Bu kitap, kadınla erkeği yaşamın içinde, aşkın içinde içtenlikle kaybolmaya davet eden, uyku tadında bir yolculuk. Yazar diyor ki: hicbir kadın bir gece kelebegiyle konuşacak kadar yalnız bırakılmamalı! Ve hicbir erkek bu yalnızlığı küçümseyecek kadar kaba olmamalı... Geceleri kelebeği ile yalniz olan kadınlara şiddetle tavsiye ederim....
Her Kadın Önce Bir Hayaletle SevişirH. Zeynep Altan · Chiviyazıları Yayınevi · 20072 okunma