İnsan bazen koca dağların yükünü sırtlanır.
Bazen kuş kadar hafif,
Bazen ölüm kadar ıssız...
Bazen de bir yaprak kadar çaresiz oluyor.
Bu insan, bu dünyanın yerlisi değil..!
Ahmet Yaşar
Yatırıldığı akıl hastanesinde ölü olduğuna inanan, bu nedenle de yemek yemeği ve hiçbir yaşamsal faaliyete katılmayan bir akıl hastası, tüm uzman psikiyatristlerce girişen her çabaya rağmen ölü olmadığı konusunda bir türlü ikna edilememiştir. Hastanın bu kararından vazgeçmeyeceğini anlayan ve tedavisini üstlenen psikiyatristlerden biri sonunda hastaya ölülerin kanayıp kanamayacağına dair bir soru yöneltir; Hasta "tabii ki kanamaz çünkü ölülerin tüm hayat fonksiyonları durmuştur." der. Bir süre sonra psikiyatrist küçük bir iğne alıp hastanın parmağına batırır. Bir müddet şaşkınlıkla parmağına bakar ve kanadığını gören hastanın tepkisi ilginçtir, "Lanet olsun! Ölüler de kanarmış."
İbn-i Sina 'nın dediği gibi; Hiç kimse görmek istemeyen biri kadar kör olamaz...